Yaz Aylarında Gıda Güvenliği ve Enfeksiyon Riskine Karşı Uzmanından Önemli Uyarılar
Sıcak havalarda gıdaların uygun koşullarda saklanmaması ve yanlış temizlenmesi, Cyclospora, Salmonella ve E. coli gibi ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor.
Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri yükseliyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslı Özer, çiğ tüketilen sebze ve meyveler, açıkta satılan dilimlenmiş ürünler, buzlu içecekler ve mutfaktaki hijyen kuralları konusunda uyarılarda bulunarak doğru temizleme yöntemlerini açıkladı.
Yeşilliklerin Temizliğinde Doğru Bilinen Yanlışlar
Marul ve diğer yapraklı sebzeler toprak, sulama suyu ve taşıma aşamalarında mikroorganizmalarla kontamine olabilmektedir. Bu sebzeleri tüketmeden önce yapraklar tek tek ayrılarak akan temiz su altında iyice yıkanmalıdır.
Sebze ve meyveler temizlenirken sabun, deterjan veya çamaşır suyu gibi kimyasal maddelerin kullanılması kesinlikle önerilmemektedir. Yıkama işleminin temel amacı, gıdanın yüzeyindeki mikrobiyal yükü ve enfeksiyon riskini azaltmaktır.
Kabuklu Meyveler Kesilmeden Önce Yıkanmalı
Karpuz ve kavun gibi kabuğu yenmeyen meyvelerin de kesilmeden önce yıkanması gerekmektedir. Yıkanmadan kesilen meyvelerde, bıçak aracılığıyla kabuktaki mikroorganizmalar iç kısımdaki yenilebilir alana taşınabilir.
Dilimlenmiş meyvelerin koruyucu kabuk bariyeri ortadan kalktığı için sıcak ortamlarda mikroorganizmalar hızla çoğalabilir. Bu nedenle özellikle yaz aylarında açıkta bekletilen dilimli meyvelere karşı dikkatli olunmalı ve bu ürünler soğukta muhafaza edilmelidir.
Buz ve Çapraz Bulaşma Riskine Dikkat
Suyun dondurulması onu steril hale getirmediği için buzun güvenliği üretildiği suyun kalitesine bağlıdır. Ayrıca evlerde çiğ et için kullanılan kesme tahtası ve bıçakların temizlenmeden salata veya meyve hazırlığında kullanılması çapraz bulaşmaya yol açmaktadır.
Enfeksiyon Belirtileri ve Risk Grupları
Kirli gıdaların tüketilmesi sonucu bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, ateş ve sıvı kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu tablo özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde çok daha ağır seyredebilmektedir.