Almanya'da Eyalet Seçimleri Öncesi Aşırı Sağın Yükselişi ve Ekonomik Riskler
Almanya'da yaklaşan eyalet seçimleri öncesinde yükselişte olan aşırı sağcı AfD partisinin göçmen karşıtı politikaları ve Euro Bölgesi'nden çıkış senaryoları Alman ekonomisi ile işgücü piyasası için büyük riskler barındırıyor.
Almanya’da Eylül ayında yapılacak kritik eyalet seçimleri öncesinde aşırı sağcı AfD partisinin güç kazanması, ülkenin ekonomik geleceğine ilişkin endişeleri artırdı. Uzmanlar, partinin izleyebileceği yabancı düşmanı politikaların ve Euro Bölgesi'nden ayrılma senaryolarının büyüme, istihdam ve kamu bütçesi üzerinde ağır tahribat yaratabileceği konusunda uyarıyor.
Kritik Eyalet Seçimleri Öncesi Siyasi Tablo
Almanya’da 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta, 20 Eylül’de ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de eyalet seçimleri yapılacak. Son anketler, söz konusu eyaletlerde Sol Parti ile AfD’nin güçlü sonuçlar elde edebileceğine işaret ediyor.
Başkent Berlin’de siyasi kutuplaşma artarken, iktidardaki koalisyonun oy kaybettiği belirtiliyor. Berlin Eyalet Başkanı Kai Wegner’in istifasının ardından CDU’nun adayı olan Stefan Evers’in düşük tanınırlığı belirsizliği artırıyor.
Berlin'de Siyasi Kutbuplaşma ve Konut Krizi
Alman kamuoyu araştırma şirketi INSA’nın son araştırmasına göre AfD, Berlin genelinde yüzde 17 oy oranıyla üçüncü sırada yer aldı. AfD, kentteki konut krizini göçmenlerle ilişkilendirerek sosyal konutların yalnızca yerlilere verilmesini savunuyor.
Seçim sonrasında Sol Parti, Yeşiller ve SPD’den oluşan üçlü bir sol koalisyon ihtimali de başkentte gündemde yer almaya devam ediyor.
Ekonomi Dünyasında AfD Endişesi
Alman basınında yer alan analizlerde, partinin iktidara gelmesi halinde ekonomide refahın daralması, işgücü açığı, Euro Bölgesi’nden ayrılma, bütçe açıkları ve enerji bağımlılığı olmak üzere beş temel risk bulunduğu vurgulanıyor.
Değerlendirmelere göre popülist hükümetlerin ekonomi politikaları uzun vadede üretimi ortalama yüzde 10 daraltabilir ve bu durum Almanya açısından yaklaşık 450 milyar Euro’luk ekonomik kayıp anlamına gelebilir.
Göçmen Karşıtı Politikaların İşgücüne Etkisi
AfD’nin kitlesel sınır dışı ve göç karşıtı politikalarının, yaşlanan Alman nüfusu nedeniyle işgücü piyasasında ciddi sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre göçün durması halinde gelecek 15 yılda 7 milyon kişilik işgücü açığı ortaya çıkabilir.
Saksonya-Anhalt’ta gıda üretimi, inşaat, gastronomi ve lojistik sektörlerinde çalışanların yüzde 33 ile yüzde 40’ını göçmenler oluştururken, eyalette görev yapan her 5 doktordan birinin de yabancı uyruklu olduğu aktarılıyor.
Euro Bölgesi'nden Çıkış Senaryolarının Maliyeti
AfD’nin Brexit benzeri bir süreçle AB ve Euro Bölgesi’nden ayrılmayı savunması, ihracata dayalı Alman ekonomisi açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor. Olası bir ayrılığın beş yıl içinde 700 milyar Euro kayba yol açabileceği hesaplanıyor.
Mali tarafta ise AfD’nin vergi ve emeklilik vaatlerinin bütçede 180 milyar Euro’luk açık oluşturabileceği, yenilenebilir enerji karşıtı politikaların ise ülkenin dışa bağımlılığını artıracağı belirtiliyor.
Enstitülerden ve Uzmanlardan Uyarılar
Halle Ekonomik Araştırma Enstitüsü Başkanı Reint Gropp, yabancı düşmanı politikaların ekonomi açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini ve AfD’nin yöneteceği bir eyalette yıllık büyümenin yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında düşebileceğini ifade etti.
ING Başekonomisti Carsten Brzeski ise eyalet seçimlerinin federal siyaseti etkileyebileceğini belirterek süreci Almanya’nın sıcak siyasi sonbaharı olarak nitelendirdi ve mevcut koalisyon hükümetinin vaktinden önce sona erebilecek sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Saksonya-Anhalt'ta AfD'nin Hedefleri
6 Eylül’de sandık başına gidecek Saksonya-Anhalt’ta AfD yüzde 42 oy oranıyla açık ara önde bulunuyor. AfD’yi yüzde 22 ile CDU ve yüzde 13 ile Sol Parti izliyor.
Diğer partilerin AfD’ye yönelik siyasi tecrit politikası sürerken, parti eyalette tek başına hükümet kurmayı hedefliyor. Eyaletin gelecek 10 yılda çalışma çağındaki nüfusunun yüzde 13’ünü kaybetmesi bekleniyor.