Vietnam'ın Dış Ticaretinde 81 Yıllık Dönüşüm ve Rekor Artış

Vietnam, 1945'teki bağımsızlığından bu yana mal ticaretinde büyük bir dönüşüm yaşayarak 2026'nın ilk yedi ayında 659,58 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştı.

◉ 1 okunma
Bağımsızlığın üzerinden 81 yıl geçtikten sonra ithalat ve ihracat: Ekonomi için parlak bir nokta.

Vietnam, bağımsızlığının üzerinden geçen 81 yılda tarımsal üretimden sanayileşmiş bir dış ticaret ekonomisine dönüşerek 2026'nın ilk yedi ayında ticaret hacmini %28,1 oranında artırdı.

Tarihsel Dönüşüm

1945 yılındaki bağımsızlık ve ardından gelen süreçte geri kalmış bir tarımsal üretim tabanından yola çıkan Vietnam, kademeli olarak üretimi yeniden canlandırdı ve ticaret kapasitesini artırdı. Doi Moi süreci, üretken güçleri harekete geçirerek ülkenin mallarının küresel pazarlara ulaşmasını sağladı. Ülke, mal kıtlığından dünyanın önde gelen ticaret ülkelerinden biri olma konuma geldi.

İhracat Rakamları

1991 yılında 2 milyar doların biraz üzerinde olan ihracat cirosu, 2015 yılında 162 milyar dolara ulaşarak büyük bir sıçrama kaydetti. 2016'dan 2025'in sonuna kadar ticaret dengesi sürekli fazla verirken, 2021-2025 döneminde ihracat her yıl ortalama %10,8 oranında büyüdü.

2026 Yılı İlk Yedi Ayı

2026 yılının ilk yedi ayında toplam ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine göre %28,1 artarak 659,58 milyar dolara ulaştı. İhracat %21,7 artışla 319,53 milyar dolara yükselirken, 1 milyar doları aşan 31 ürün kategorisi toplam ihracatın %93'ünü oluşturdu.

Sanayi Ürünlerinin Payı

İşlenmiş sanayi malları grubu 287,91 milyar dolara ulaşarak toplam ihracat cirosunun %90,1'ini oluşturdu. Bu durum, ihracatın tarım ve maden ürünlerinden sanayi üretimine kaydığını gösteren niteliksel bir değişimi temsil ediyor.

Gelecek Hedefleri

Başbakan Yardımcısı Pham Gia Tuc, kilit ihracat sektörlerine desteğin süreceğini ve pazarların çeşitlendirileceğini belirtti. Afrika, Orta Doğu, Latin Amerika ve Helal pazarları gibi potansiyel alanların keşfedilmesi hedefleniyor.

Katma Değer Artışı

İşleme sanayi ihracatın büyük kısmını oluştururken, yerelleştirme oranının ve teknoloji kullanımının artırılması hedefleniyor. Destekleyici sektörlerin geliştirilmesiyle küresel tedarik zincirlerindeki konumun güçlendirilmesi amaçlanıyor.