Güneş Altunkaş yeni romanında dijital bağımlılık ve yalnızlığı işledi

Yazar Güneş Altunkaş, son eseri Yedi Günlük Sessizlik ile dijital dünyanın insanı nasıl yalnızlaştırdığını, aile kavramını ve kişisel mücadelelerini paylaştı.

◉ 0 okunma
‘Sosyal medyanın gürültüsü kendi sesimizi susturdu’

Yazar Güneş Altunkaş, son romanı Yedi Günlük Sessizlik'te dijital dünyanın gürültüsü içinde yalnızlaşan insanları, aile olmanın tanımını, CODA bireylerinin yaşamını ve kendi geçirdiği zorlu sağlık süreçlerini kaleme aldı.

Dijital Dünyanın Gürültüsü ve Yalnızlık

Yazar Güneş Altunkaş, son romanında dijital çağın getirdiği yalnızlaşma olgusuna dikkat çekiyor. Eser, aynı masada oturup sürekli ekranlara bakan ve karşısındakinin gerçekte ne yaşadığını fark edemeyen insanları ele alıyor.

Bir Haftalık Dijital Mola Önerisi

Roman, üniversite çağındaki beş çocukluk arkadaşının hikayesiyle ve dijital bir meydan okumayla başlıyor. Gruptan birinin bir hafta boyunca sosyal medyadan uzak kalma önerisi, kitapta dijital bağımlılık tartışmalarını alevlendiriyor.

Aile Kavramının Yeniden Sorgulanması

Altunkaş, romanda aile olgusunu da masaya yatırarak aynı kanı taşımanın veya aynı evde yaşamanın tek başına aile olmak anlamına gelmediğini vurguluyor. Gerçek ailenin insanın kendini güvende ve anlaşılmış hissettiği yerde başladığını ifade ediyor.

CODA Bireylerine ve İşaret Diline Vurgu

Kitapta ayrıca işitme engelli ebeveynlerin işiten çocukları olan CODA bireylere projeksiyon tutuluyor. Yazar, işaret dilinin yalnızca belirli bir kesimin değil, herkesin meselesi olması gerektiğini savunuyor.

Zorlu Sağlık Süreçleri ve Gerçek Hayat

Söyleşinin sonunda Güneş Altunkaş, annesinin pankreas kanseri tedavisi gördüğü dönemde kendisinin de rahim ve yumurtalık kanseri tanısı alarak kemoterapi gördüğünü paylaştı. Yazar bu süreç için gerçek hayatın kurmacadan daha ağır olduğunu belirtti.