Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlarda risk artıyor
Uzmanlar, ailede prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerde hastalığın görülme riskinin arttığını belirterek düzenli kontrollerin önemini vurguluyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, prostat kanserinin en önemli risk faktörlerinden birinin ilerleyen yaş olduğunu, birinci derece akrabalarında bu hastalık bulunan erkeklerde ise riskin toplum geneline göre daha yüksek seyredebildiğini bildirdi.
Prostat Kanseri ve Yaş Faktörü
Prostat kanseri, prostat bezinde bulunan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla gelişim gösteren yaygın bir sağlık sorunudur.
Hastalığın ortaya çıkmasındaki en önemli risk faktörlerinin başında ilerleyen yaş gelmektedir.
Erken Dönemde Belirti Vermeme Durumu
Prostat kanseri, başlangıç aşamasında ve erken dönemlerde çoğunlukla herhangi bir belirti göstermeden ilerleyebilmektedir.
Bu durum, bireylerin kendi kişisel risk durumlarını bilmesini ve gerekli kontrollerini zamanında yaptırmasını zorunlu kılmaktadır.
Aile Öyküsü ve Kalıtsal Yatkınlık
Birinci derece akrabasında prostat kanseri tanısı konulan erkeklerde risk, genel nüfusa kıyasla daha yüksek seviyelerde görülebilmektedir.
Ailede birden fazla vakanın olması veya tanının genç yaşlarda konulması, kalıtsal yatkınlık açısından ayrıntılı değerlendirme gerektirir.
PSA Testi ve Kapsamlı Değerlendirme
Erken tanıda Prostat Spesifik Antijen kan testi büyük önem taşırken, bu test tek başına kesin kanser tanısı koyma özelliğine sahip değildir.
Yüksek PSA değerleri farklı nedenlerden kaynaklanabileceği için sonuçların uzman hekimler tarafından kapsamlı şekilde incelenmesi gerekir.
İlerleyen Dönemde Görülen Belirtiler
Hastalığın ilerleyen safhalarında idrar yaparken güçlük çekme, idrar akışında zayıflama veya idrarda kan görülmesi gibi şikayetler yaşanabilir.
Benzer yakınmalar iyi huylu prostat büyümesi gibi farklı ürolojik rahatsızlıklardan da kaynaklanabileceği için dikkatli olunmalıdır.