Sağlık sektöründe kadın emeği: Görünmeyen koşullar ve sendikal aidiyet
Reyhan Tüfekçi, Tıp Dünyası'ndaki yazısında sağlık sektöründeki cinsiyet ayrımcılığını, yönetim kademelerindeki eşitsizlikleri ve taciz verilerini inceledi.
Sağlık sektöründe kadınların sayısal çoğunluğuna rağmen karar mekanizmalarında aynı oranda temsil edilmediği, mobbing, taciz ve eril işbölümü gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Sağlık Sektöründe Kadın Emeği
Sağlık hizmetleri büyük ölçüde kadınların omuzlarında yükselmektedir. Verilere göre tüm sağlık çalışanlarının yüzde 65'i, hemşirelerin yüzde 83'ü ve ebelerin yüzde 99'u kadındır. Hastane temizlik işçilerinin de çoğunluğunu yine kadınlar oluşturmaktadır.
Yönetim ve Temsil Eşitsizliği
Kadınların sağlık alanında çoğunlukta olmasına karşın yönetimlerde ve temsil mekanizmalarında aynı oranda yer alamadığı görülmektedir. Hekimlerin yüzde 45'i kadınken başhekimler arasındaki kadın oranı oldukça düşük kalmaktadır.
Sendikalarda Eril Anlayış
Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği araştırmasına göre kadınların sendikalaşma oranı yüksekken, sendika yönetimlerindeki kadın temsiliyeti oldukça sınırlı düzeyde kalmaktadır ve eril bir anlayışla yönetilmektedir.
Mobbing ve Taciz Vakaları
Kadın sağlık çalışanları çalışma hayatı boyunca mobbing ve taciz vakalarıyla karşılaşmaktadır. Araştırmalar, çalışanların önemli bir kısmının tacize uğradığını ve büyük çoğunluğun bu durumu resmi olarak bildirmediğini ortaya koymaktadır.
Ergonomik ve Ekipman Sorunları
Çalışma alanında kadınların çoğunluğuna rağmen çalışma koşulları ve koruyucu ekipmanlar erkek bedeni esas alınarak tasarlanmaktadır. Pandemi döneminde de kadın sağlık emekçileri için uygun olmayan ekipmanlar kullanılmıştır.
Eril İşbölümü ve Ortak Mücadele
Temizlik işlerinde ve günlük rutinlerde dahi eril bir işbölümü göze çarpmaktadır. Kadın sağlık emekçileri, haklarını savunmak ve görünmeyen emeklerini görünür kılmak için ortak bir mücadele yürütmek zorundadır.