Sağlık sisteminde taşeron raporlama ve yoğun tetkik yükü güvenlik riski oluşturuyor

Serdar HocamYazar & Editör

Türkiye'de taşeron firmalar aracılığıyla yürütülen MR ve BT raporlama süreçlerindeki yoğunluk ve denetim eksiklikleri hasta güvenliğini tehdit ederken, uzmanlar nitelikli sağlık hizmeti için acil düzenleme çağrısında bulundu.

◉ 1 okunma
Ticarileşen sağlık alarm veriyor: Kanser MR'da var, raporda yok!

Türkiye genelinde her yıl milyonlarca MR ve BT çekimi gerçekleştirilirken, ticarileşen sağlık sistemi ve hizmet alımı modeli raporlama süreçlerinde ciddi hatalara yol açıyor. Uzmanlar, artan tetkik yükü ve denetimsizliğin hasta güvenliğini tehlikeye attığını vurguluyor.

Raporlama süreçlerinde yaşanan kritik hatalar

İstanbul'daki bir hastanede tedavi gören bir hastanın MR tetkikinde açıkça görülebilen metastaz durumu rapora yansıtılmadı ve hastanın tedavisi aylarca gecikti.

Bursa'daki bir başka vakada ise farklı bir hastanın BT görüntüsüyle yapılan hatalı raporlama nedeniyle bir hastanın hayatını kaybettiği aktarıldı.

Taşeron firmalar ve sözleşme eksiklikleri

Kamuya ait hastanelerin çoğunda cihazlar ve raporlama süreçleri tamamen taşeron firmalar aracılığıyla yürütülüyor.

Sözleşmelerde bir hekimin gün içerisinde yapacağı raporlama sayısına ilişkin herhangi bir üst sınır bulunmuyor.

Milyonları bulan görüntüleme istatistikleri

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında 20,9 milyon MR ve 29,4 milyon BT olmak üzere toplam 50,3 milyon görüntüleme yapıldı.

Bu devasa rakam, sistem üzerindeki iş yükünün ve radyologların maruz kaldığı baskının boyutlarını gözler önüne seriyor.

Türk Radyoloji Derneği'nin uyarıları

Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Deniz Akata, sorunun bireysel hatalardan ibaret olmadığını ve sistemin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

Kısa sürede çok sayıda rapor yazılmasının inceleme sürelerini azalttığını ve özellikle kanser hastalarında önceki tetkiklerle karşılaştırmayı olumsuz etkilediğini kaydetti.

Nitelikli sağlık hizmeti ve çözüm önerileri

Uzmanlar, hedefin hızlı rapor yazmak değil, doğru hastaya doğru tetkiki yaparak yeterli sürede doğru yorumlamak olması gerektiğini savunuyor.

Gereksiz tetkik yükünün azaltılması ve süreçlerin denetlenebilir olması için acil reformlar talep ediliyor.

Klinik karar destek sistemleri çağrısı

E-Nabız ve Teleradyoloji altyapısı kullanılarak Klinik Karar Destek Sistemleri'nin hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Ayrıca fiyatlandırmanın niceliği değil niteliği teşvik etmesi, mesleki eğitimin desteklenmesi ve rapor sorumluluğunun net olması isteniyor.