11 Eylül Saldırıları Üzerinden Çeyrek Asır Geçti: Mirası ve Etkileri
11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünde hayatta kalanlar ve tarihçiler, terörle mücadelenin Amerika ve dünya genelindeki sonuçlarını değerlendiriyor.
11 Eylül 2001 terör saldırılarının üzerinden yirmi beş yıl geçerken, mağdur yakınları, tarihçiler ve eski yetkililer trajedinin iç ve dış politikadaki derin sonuçlarını, Amerikan toplumunu nasıl dönüştürdüğünü ve küresel dengeleri nasıl etkilediğini masaya yatırıyor.
O Sabahın Hatıraları
Jenna Jacobs McPartland, 11 Eylül sabahı her şeyin nasıl değiştiğini net bir şekilde hatırlıyor. Eşi Ariel Jacobs'un Dünya Ticaret Merkezi'nin restoranındaki bir konferansta olduğunu o sırada öğrenen McPartland, eşini bu saldırıda kaybetti.
Ariel Jacobs, saldırılardan altı gün sonra doğacak olan oğlu Gabriel'i hiç göremezken, geride kalan aileler ve sevdikleri bu büyük acıyla yaşamayı öğrendi.
Tarihin En Büyük Terör Eylemi
On dokuz el-Kaide eylemcisinin dört yolcu uçağını kaçırmasıyla gerçekleşen saldırılarda iki uçak Dünya Ticaret Merkezi'ne, biri Pentagon'a, diğeri ise Pennsylvania'ya düştü.
Yaklaşık üç bin kişinin hayatını kaybettiği bu olay, Amerika'nın modern tarihindeki en büyük ve yıkıcı terör saldırısı olarak kayıtlara geçti.
Küresel Terörle Mücadele Dönemi
Saldırıların ardından ABD, el-Kaide'yi yok etmek ve Taliban'ı devirmek amacıyla yirmi yıl sürecek Afganistan işgalini başlattı ve ardından Irak'a müdahale etti.
Terörle küresel mücadele adı altında yürütülen askeri operasyonlar, istihbarat faaliyetleri ve gözaltı süreçleri dünya genelinde derin izler bıraktı.
Stratejik Değerlendirmeler
Aradan geçen yirmi beş yılın ardından uzmanlar, ABD'nin 11 Eylül'e verdiği tepkilerin stratejik bir yanılgı olabileceğini ve ülkenin küresel konumunu etkilediğini savunuyor.
Yeni nesiller bu tarihi olayları geçmişin birer yansıması olarak incelerken, trajedinin bıraktığı karanlık miras tartışılmaya devam ediyor.