ABD'li Kongre Üyesi Jared Huffman'dan Artan Hristiyan Milliyetçiliği Tehdidine Karşı Uyarı

ABD'li Kongre Üyesi Jared Huffman, yeni kitabında Amerikan siyaseti ile kurumlarında hızla yayılan Hristiyan milliyetçiliğinin demokrasi üzerindeki tehlikelerine dikkat çekiyor.

◉ 1 okunma
‘A Bible-sized blind spot’: congressman sounds alarm on rising Christian nationalism

ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Jared Huffman, kaleme aldığı yeni kitabında Amerikan siyasetinde ve kurumlarında güç kazanan Hristiyan milliyetçiliğini ülkenin en tehlikeli siyasi hareketi olarak nitelendirip tehlikeye dikkat çekti.

6 Ocak Saldırısı ve Dini Boyut

Kongre Üyesi Jared Huffman, 6 Ocak 2021 olaylarının sadece Donald Trump destekçilerinin ayaklanması olmadığını, aynı zamanda belirgin dini unsurlar barındıran bir Hristiyan darbe girişimi olduğunu belirtti.

Huffman, bu tehlikeli hareketin yeterince ciddiye alınmadığını ve birçok meslektaşının olaydaki dini motifleri fark etmediğini savunarak bu konuda bir uyarı kitabi kaleme aldığını ifade etti.

Hristiyan Milliyetçiliğinin Alt Grupları

Huffman, modern Hristiyan milliyetçiliğinin tek bir yapıdan ibaret olmadığını; Yeni Apostolik Reform, Katolik gelenekçiler ve Protestan köktenenciler olmak üzere üç farklı gruptan oluştuğunu kaydetti.

Bu grupların Trump liderliğinde geçici bir koalisyon oluşturduğunu ve Amerikan siyaseti üzerinde tehlikeli bir tahakküm kurmaya çalıştığını vurguladı.

Kongre İçindeki Gizli Teşkilatlanma

Huffman, Kongre binası içinde vergi muafiyetli bir bakanlık endüstri kompleksinin faaliyet gösterdiğini ve burayı gölge bir teokrasi olarak tanımladığını belirtti.

Pek çok din adamı ve lobicinin milletvekilleri ile kabine üyelerine yönelik dini çalışmalar yürüttüğünü ve federal politikaları etkilemeye çalıştığını dile getirdi.

Aydınlanma Değerlerine Yönelik Tehditler

Hristiyan milliyetçiliğinin nihai hedefinin Thomas Jefferson döneminden bu yana gelen Aydınlanma değerleri ve bireysel özgürlükler olduğunu belirten Huffman, bilimsel gerçeklerin de tehlikede olduğunu aktardı.

Bazı siyasetçilerin iklim bilimi ve temel bilimsel gerçekleri reddeden açıklamalarının ülkeyi geriye götürdüğünü ifade etti.