Bangkok'taki IMF ve Dünya Bankası Toplantılarında Küresel Riskler Masada
Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası yıllık toplantıları, artan kamu borçları, enerji arzı şokları ve Orta Doğu'daki savaşın gölgesinde Bangkok'ta gerçekleştiriliyor.
Dünyanın dört bir yanından gelen finans yetkilileri, Orta Doğu'daki savaşın etkileri, yüksek faiz oranları ve tarihi seviyelere ulaşan kamu borçlarının küresel ekonomik büyüme üzerindeki risklerini ele almak üzere Bangkok'taki IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarında bir araya geldi.
Bangkok'taki Yıllık Toplantılar
Üç yıl aradan sonra ilk kez Washington dışında, Bangkok'taki Kraliçe Sirikit Ulusal Kongre Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası yıllık toplantılarına toplam 18.000 kişinin kayıt yaptırdığı açıklandı.
Katılım ve Üst Düzey İsimler
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent toplantılara katılmazken yerine iki üst düzey yetkiliyi gönderdi. Federal Reserve Başkanı Kevin Warsh'ın katılım sağlaması ve IMF Başkanı Kristalina Georgieva ile halka açık bir etkinlikte yer alması bekleniyor.
Enerji Piyasaları ve Küresel Direnç
Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının petrol akışını etkilemesine rağmen küresel büyümenin direndiğini, ancak dizel ve gübre fiyatlarındaki artışlar ile El Niño olayının yeni baskılar yarattığını belirtti.
Acil Rezervler ve Siyasi Hamleler
G7 ülkeleri acil rezervlerinden 100 milyon varil dizel ve ham petrol salınımı konusunda anlaştı. ABD Başkanı Donald Trump ise Rusya ile dizel tedariki ve yaptırımların geçici kaldırılması yönünde bir anlaşma duyururken bu hamle eleştirilere neden oldu.
Küresel Büyüme ve Borç Yükü
IMF, 2026 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 3 civarında tutarken Körfez ülkeleri ve Ukrayna için aşağı yönlü revizyonlar yapılabileceğini bildirdi. Kamu borçlarının İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek seviyede olduğu vurgulandı.
Gelişmekte Olan Ülkelerin Borçları
Gelişmekte olan ülkelerin 2026 yılında dış alacaklılara 400 milyar dolarlık devasa bir borç ödemesiyle karşı karşıya olduğu ve 2030'dan önce küresel kamu borçlarının GSYH'nin yüzde 100'ünü aşacağı kaydedildi.