Birinci Dünya Savaşı'nda ABD Ordusu Tarafından Basın Sansürü Uygulanması
ABD ordusunun Fransa'ya ilk muharebe birliklerini göndermesinin ardından, askeri sırları korumak amacıyla 26 Haziran 1917 tarihinde bir sansür birimi kuruldu.
Birinci Dünya Savaşı sırasında ilk Amerikan birliklerinin Fransa'ya varmasının ardından operasyonel güvenliği sağlamak amacıyla 26 Haziran 1917 tarihinde ABD Ordusu bünyesinde Sansür ve Basın Bölümü faaliyete geçirildi.
Askeri Güvenlik ve Sansürün Başlangıcı
Birinci Dünya Savaşı'nda ilk Amerikan muharebe birliklerinin Fransa'ya varmasıyla birlikte operasyonel güvenliği sağlamak amacıyla Binbaşı Dennis Nolan tarafından bir Sansür ve Basın Bölümü kurulmuştur.
Fransız basınının birliklerin konumu ve gücü hakkında ayrıntılı haberler yapması General John J. Pershing tarafından Amerikan kuvvetleri için risk olarak değerlendirilmiştir.
Tarihi Deneyimler ve Yeni Önlemler
Binbaşı Nolan, İspanyol-Amerikan Savaşı sırasında basının sızdırdığı bilgiler yüzünden Küba'daki operasyonların iptal edilmek zorunda kaldığını bizzat deneyimlemiştir.
Aynı tehlikenin tekrarlanmaması adına hassas askeri bilgilerin düşmana ve tarafsız ülkelere gitmesini önlemek amacıyla G-2-D Sansür ve Basın Bölümü oluşturulmuştur.
Frederick Palmer'ın Görevlendirilmesi
G-2-D bünyesindeki Basın Bölümü'nün başına General Pershing'in kişisel arkadaşı olan, deneyimli savaş muhabiri 44 yaşındaki Frederick Palmer getirilmiştir.
Palmer, New York Herald gazetesindeki yüksek maaşından feragat ederek binbaşı rütbesiyle bu görevi üstlenmiş ve akredite muhabirlerin çalışmalarını denetlemiştir.
Uygulanan Denetim Kuralları
AEF, İngiliz ve Fransız ordularından farklı olarak basına birliklere erişim konusunda geniş bir serbestlik tanımış ancak haberlerin doğruluğunu sıkı bir şekilde denetlemiştir.
Özel birliklerin adları, konumları, kabiliyetleri, ikmal hatları ve askerlerin moral durumuna ilişkin hassas detaylar sansürlenerek kamuoyundan gizlenmiştir.
Gazetecilerin İşbirliği ve Karşılaşılan Zorluklar
Çoğu gazeteci Espionage Act ve ilgili yürütme emirleriyle desteklenen bu kurallara gönüllü olarak uymuş, kurallara uymayan en az üç muhabirin AEF'ye erişimi yasaklanmıştır.
Deneyimli gazeteci Palmer, halkın gerçekleri öğrenme hakkı ile askeri sırların korunması arasında denge kurmaya çalışırken zaman zaman içsel çatışmalar yaşamıştır.
Savaş Çabalarına Katkı ve Madalya
Yaşadığı tüm zorluklara ve eleştirilere rağmen Frederick Palmer, Amerikan askerlerinin hayatının kurtarılmasında ve büyük ölçekli savaş çabalarının desteklenmesinde kritik rol oynamıştır.
General Pershing, bu değerli katkılarından ötürü Palmer'ı Üstün Hizmet Madalyası ile ödüllendirmiş ve onu bu nişana layık görülen ilk savaş muhabiri yapmıştır.