Birleşmiş Milletler'den Kıta Boyutları ve Mercator Projeksiyonu Kararı

Serdar HocamYazar & Editör

Birleşmiş Milletler üye devletleri, Afrika kıtasının olduğundan küçük görünmesine yol açan harita algısını değiştirmek amacıyla yeni bir kararı kabul etti.

◉ 0 okunma
UN tells the world: Stop making Africa look small

Birleşmiş Milletler üye devletleri, kıtaların gerçek boyutlarını doğru yansıtan harita projeksiyonlarını teşvik eden tasarıyı büyük bir çoğunlukla onayladı. Afrika öncülüğünde yürütülen bu kampanya, 16. yüzyıldan kalma Mercator projeksiyonunun yarattığı coğrafi ve algısal bozulmaları ele alıyor.

BM Üyelerinden Geniş Destek

Birleşmiş Milletler üye devletleri, kıtaların gerçek boyutlarını daha doğru yansıtan harita projeksiyonlarını destekleyen bir karara imza attı. Oylamada karar lehine 164 oy kullanılırken, süreç Afrika öncülüğünde yürütülen uzun soluklu bir kampanyanın sonucunda gerçekleşti.

Amerika Birleşik Devletleri'nin İtirazı

Oylamada Amerika Birleşik Devletleri tasarıya karşı tek ret oyu veren ülke oldu. ABD temsilcisi bu girişimi radikal ve ideolojik bir proje olarak nitelendirirken, Estonya, Gürcistan, Litvanya, Moldova, Sırbistan ve Ukrayna çekimser kaldı.

Mercator Projeksiyonunun Tarihçesi

Flaman kartograf Gerardus Mercator tarafından 16. yüzyılda denizcilik için geliştirilen bu harita, kutuplara doğru gidildikçe kıtaları olduğundan çok daha büyük gösteriyor. Bu durum Afrika ve ekvatoral bölgelerin dünya genelinde olduğundan küçük algılanmasına zemin hazırlıyor.

Eşit Dünya Haritalarına Çağrı

Kabul edilen tasarı Mercator projeksiyonunu yasaklamıyor ancak hükümetlere, okullara ve teknoloji şirketlerine Equal Earth gibi alanları doğru oranlayan haritaları kullanmalarını öneriyor. Togo Dışişleri Bakanı Robert Dussey, adil bir haritanın dünyayı görme biçimimizi değiştireceğini vurguladı.

Fransa'nın Tutumu ve Avrupa'nın Yaklaşımı

Fransa, oylamadan kısa süre önce resmi haritalarında Mercator projeksiyonundan vazgeçeceğini duyurdu. Avrupa Birliği ise tasarıyı desteklemekle birlikte, bu kararın uluslararası sınırları ve egemenlik haklarını etkilemeyeceğini belirtti.