Gençlerde iltihaplı romatizmal hastalıklar kalıcı eklem hasarı riski oluşturuyor

Serdar HocamYazar & Editör

Prof. Dr. Meryem Can, iltihaplı romatizmal hastalıkların erken teşhis edilmediğinde eklemlerde kalıcı hasar bırakabileceğini vurguladı.

◉ 0 okunma
Gençlerde iltihaplı romatizmal hastalıklar kalıcı eklem hasarına yol açabilir

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Meryem Can, 12 Ekim Dünya Artrit Günü kapsamında gençlerde görülen iltihaplı romatizmal hastalıkların zamanında teşhis ve tedavi edilmemesi durumunda kalıcı eklem hasarına yol açabileceğini bildirdi.

Artrit ve Belirtileri

Eklemde ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerle kendini gösteren artrit, erken teşhis edilmediğinde eklem hasarına ve kalıcı fonksiyon kaybına neden olabiliyor.

Uzmanlar, özellikle gençlerde görülen iltihaplı eklem hastalıklarının erken dönemde fark edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Yüzden Fazla Hastalık

Artritin tek başına bir hastalık adı olmadığını belirten uzmanlar, bu terimin eklem iltihabı anlamına geldiğini ifade ediyor.

Dünyada artritle ilişkili yüzden fazla hastalık tanımlanıyor ve bunların büyük bir çoğunluğunu iltihaplı eklem hastalıkları oluşturuyor.

Gençlerde ve Kadınlarda Yaygın

Romatizmal hastalıkların toplumda ileri yaş sorunu olarak bilinmesine rağmen, iltihaplı eklem hastalıkları genellikle 50 yaş altındaki gençlerde görülüyor.

Bu rahatsızlıklar çoğunlukla kadınları etkilerken, 50 yaş üzerindeki en sık sakatlık nedenlerinden biri iltihapsız kireçlenmelerdir.

Tedavi Süreçleri ve İlaçlar

İltihaplı romatizmal hastalıklar kronik bir seyir izleyebiliyor ve bu nedenle tedavi planlamaları uzun süreli olarak yürütülüyor.

Tedavi sürecinde iltihabı baskılayan klasik ajanların yanı sıra kortizon ve yeni nesil akıllı ilaçlar da aktif olarak kullanılıyor.

Egzersiz ve Yaşam Tarzı

Romatizmal hastalıklarda egzersiz büyük önem taşısa da hastalığın aktif olduğu dönemlerde fizik tedavi ve egzersiz önerilmiyor.

Aktif dönemde yapılan egzersizlerin şikayetleri artırabileceği, bu nedenle hareketlerin hastalık kontrol altına alındıktan sonra planlanması gerektiği ifade ediliyor.

Genetik ve Çevresel Etkenler

Romatizmal hastalıkların gelişiminde genetik yatkınlığın yanında çeşitli çevresel faktörler de kritik bir rol oynuyor.

Ailede romatizmal hastalık bulunması kişinin kesinlikle aynı hastalığa yakalanacağı anlamına gelmese de kişiyi risk altında bırakıyor.