Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türüdür

Serdar HocamYazar & Editör

Prostat kanserinde erken tanının hayat kurtarıcı olduğu vurgulanırken, idrar şikayetleri ve kişiselleştirilmiş tarama süreçlerinin önemi belirtildi.

◉ 0 okunma
Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser! Bu şikayeti sakın hafife almayın

Üroloji Hekimi Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, Prostat Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, prostat kanserinin erkeklerde dünyada en sık görülen ikinci kanser türü olduğunu belirterek erken tanı, idrar şikayetleri ve kişiselleştirilmiş tarama süreçlerinin önemine dikkat çekti.

Dünya genelindeki güncel veriler

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı verilerine göre prostat kanseri, erkeklerde dünyada en sık görülen ikinci kanser türü olarak kayıtlara geçmektedir. 2024 yılında dünya genelinde 1,5 milyondan fazla yeni vaka görülürken yaklaşık 420 bin kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.

İdrar şikayetleri yaşlılığa bağlanmamalı

Yeni başlayan veya giderek artan idrar şikayetlerinin ihmal edilmemesi gerekmektedir. İdrar yapmada zorlanma, akışta zayıflama veya sık idrara çıkma gibi durumlar iyi huylu prostat büyümesinden kaynaklanabileceği gibi, bu belirtileri yaşlılığın doğal sonucu sayıp doktora başvurmayı ertelememek gerekir.

Erken dönemde belirti vermeyebilir

Erken dönemde herhangi bir şikayetin görülmemesi yanıltıcı olabilmektedir. İdrar şikayetlerinin bulunmaması kişinin prostat kanseri olmadığı anlamına gelmez; bu nedenle yalnızca şikayet ortaya çıktığında doktora başvurmak yerine yaş ve aile öyküsü gibi risk faktörleri dikkate alınmalıdır.

PSA testi tek başına yeterli değil

Prostat kanserinin değerlendirilmesinde kullanılan PSA kan testi önemli araçlardan biridir ancak tek başına kesin kanser tanısı koydurmaz. Yüksek PSA seviyeleri iyi huylu prostat büyümesi veya prostat iltihabı gibi kanser dışı durumlardan da kaynaklanabilir.

Kişiye özel tarama yaklaşımları

Prostat kanseri taramasında yalnızca PSA testine odaklanmak her zaman yeterli olmayabilir. Kişisel risklerin dikkate alındığı planlı tarama modelleri, gereksiz tanı ve tedavilerin azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır.