Eylül Ayı Ekonomik Verileri Işığında Türkiye Ekonomisinin Görünümü
Eylül ayı öncü ekonomik göstergeleri, üretim ve tüketimde zayıflamanın sürdüğünü, enflasyon beklentilerinin katılaştığını ve dış açık risklerinin arttığını ortaya koyuyor.
Açıklanan Eylül ayı öncü ekonomik verileri doğrultusunda Türkiye ekonomisinde zayıf üretim, yavaşlayan tüketim, katılaşan enflasyon ve dış açık kaygıları ön plana çıkıyor.
Üretim ve PMI Verileri
İSO – S&P Global imalat sanayi PMI endeksi, daralma ve genişleme eşiği olan 50'nin altında kalmaya devam ederken üçüncü çeyrekte ortalama 47.9 seviyesinde gerçekleşti.
Uluslararası talep ve yeni siparişlerdeki düşüş sürerken, MÜSİAD SAMEKS endeksine göre sanayi üretimi daralıyor ancak hizmetler sektörü zayıf bir genişleme sergiliyor.
İstihdam ve İşsizlik Durumu
Ağustos dönemi istihdam verilerine göre manşet işsizlik oranı son yılların en düşük seviyesinde bulunuyor.
Buna karşın geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 30'un üzerindeki seyrini sürdürüyor ve istihdam piyasasındaki kırılganlığı yansıtıyor.
Tüketim ve İç Talep
BloombergHT tüketim eğilimi endeksi yüzde 11.95 oranında azalarak 67.40 seviyesine gerilerken, tüketici kredileri de son üç aydır yavaşlama eğilimi gösteriyor.
Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2026'nın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.39 daralarak 803 bin 465 adede düştü.
Enflasyon ve Beklentiler
İTO TÜFE aylık yüzde 2.11 artış kaydederken yıllık oran yüzde 33.5 seviyesine geriledi ancak arz-talep dengesizliği enflasyonu düşürmekte yetersiz kalıyor.
TCMB sektörel anketlerine göre hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 45, iş dünyasının beklentisi ise yüzde 32 düzeyinde bulunuyor.
Dış Ticaret ve Cari Açık
İç talep göstergesi olan çekirdek dengede iyileşme görülse de manşet dış açığın genişleme eğilimi taşıdığı dikkat çekiyor.
Kış aylarında gıda ve yakıt fiyatlarının yüksek seyretmesi durumunda cari açık 2027 için risk oluşturabilir ve TCMB rezervlerini baskılayabilir.