Eylül Enflasyonu Sonrası TCMB'nin Faiz İndirimi Beklentileri Güçlendi

Serdar HocamYazar & Editör

TÜİK verilerine göre yıllık enflasyonun Kasım 2021'den bu yana ilk kez yüzde 30'un altına gerilemesiyle birlikte, ekonomistlerin TCMB'den 22 Ekim'de faiz indirimi yapma beklentisi arttı.

◉ 0 okunma
Enflasyon sonrası gözler TCMB’de: Faiz indirimi beklentisi güçlendi

Eylül ayında tüketici fiyatlarının artmasıyla birlikte yıllık enflasyon uzun bir aradan sonra yüzde 30'un altına geriledi. Bu gelişme, piyasalarda ve ekonomi yönetiminde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 22 Ekim'de gerçekleştireceği toplantıda faiz indirimi yapabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.

Enflasyon Yüzde 30'un Altına Geriledi

TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları Eylül ayında aylık yüzde 1,84 oranında artış gösterdi. Yıllık enflasyon ise Kasım 2021 tarihinden bu yana ilk kez yüzde 30'un altında gerçekleşti.

Ekonomistlerin Faiz İndirimi Beklentisi

Eylül verisinin piyasa beklentilerinin altında kalması, TCMB'nin 22 Ekim tarihindeki faiz kararı açısından önem taşıyor. Ekonomist raporlarına göre, kurumların büyük bölümü bu toplantıda 100 baz puanlık faiz indirimi bekliyor.

Fon Krizinde Yasal Düzenleme Hazırlığı

Ankara kulislerinde fon krizine ilişkin yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalışılıyor. Külliyede hazırlanan taslak çalışmanın son aşamaya geldiği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulmasının beklendiği ifade ediliyor.

Yatırım Araçlarında Üçüncü Çeyrek Ayrışması

Üçüncü çeyrekte yatırım araçları arasında belirgin bir ayrışma yaşandı. Bitcoin yaklaşık yüzde 43 oranında değer kazanarak dönemin kazananı olurken, Borsa İstanbul'da ise yüzde 15'in üzerinde düşüş kaydedildi.

Merkez Bankası Rezervlerinde Düşüş

Ekonomistlerin bilanço verilerinden yaptığı hesaplamalara göre Merkez Bankası rezervlerinde altıncı haftaya taşınan bir düşüş yaşandı. Bu dönemde yaklaşık 21,2 milyar dolarlık kayıp meydana geldiği belirtiliyor.

Reel Sektör ve Hazine Maliyetleri

Yüksek faizler ve krediye erişim sorunları reel sektörü zorlamaya devam ediyor. Öte yandan sürekli yüksek maliyetle borçlanmanın Hazine açısından mali yorgunluk riskini artırdığına dikkat çekiliyor.