İran Ekonomisinde Tarihi Çöküş: Orta Sınıf Yoksulluk Sınırının Altına Geriledi

Serdar HocamYazar & Editör

ABD yaptırımları, nükleer anlaşmanın feshi ve derinleşen krizler sonucunda İran ekonomisi tarihi bir çöküş yaşarken, kentli orta sınıf yoksulluk sınırının altına geriledi.

◉ 0 okunma

İran ekonomisi, ABD yaptırımları, nükleer anlaşmanın feshi ve derinleşen krizler sonucunda tarihi bir çöküş yaşarken, kişi başına düşen gelir düşmüş, enflasyon rekor kırmış ve kentli orta sınıf yoksulluk sınırının altına gerilemiştir.

Ekonomik Daralma ve Yıllık Tablo

İranlılar yıllardır ağır bir kriz silsilesiyle mücadele ediyor. Veriler, gayrisafi yurt içi hasılada yaşanan sert düşüşe ve buna bağlı olarak fırlayan genel bütçe açığına işaret ediyor. Bu durum, büyük bir kesimi yoksulluk ve açlığın pençesine düşen İranlı ailelerin gelirlerinin daha da erimesine yol açıyor.

2006 yılında İran'da kişi başına düşen GSYİH 5 bin 975 dolar seviyesinde ve yıllık enflasyon yüzde 5,6 civarındaydı. 2017’ye gelindiğinde kişi başı gelir 5 bin 500 dolara gerilerken yıllık enflasyon yüzde 6,9’a yükseldi.

Yaptırımlar ve Yıllara Göre Değişim

2018 yılı, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesiyle ilk büyük kırılmanın yaşandığı yıl oldu; kişi başı gelir 4 bin 783 dolara düşerken enflasyon ilk sert sıçramasını yaparak yüzde 20,6’ya fırladı. Düşüş 2019’da da devam etti; kişi başı gelir 3 bin 300 dolara kadar gerilerken, enflasyon dönemin rekorunu kırarak yüzde 50 seviyesine ulaştı.

Pandemi dönemi olan 2020'de İran vatandaşının ortalama yıllık geliri 2 bin 493 dolarla dibi gördü, enflasyon ise görece hafifleyerek yüzde 36,4 oldu. Kovid-19 krizinin sona ermesi ve petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesiyle 2021 yılında kişi başı gelir 4 bin 605 dolara tırmansa da enflasyon yeniden fırlayarak yüzde 43’ü buldu.

Ekonomik Performans ve Küçülme Oranları

Ekonomik performans kanalında ise İran ekonomisi, Washington yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilip Tahran’a yönelik ağır yaptırımları geri getirmesinin doğrudan etkisiyle 2018 yılında yüzde 4 ila 5 oranında küçüldü. Bu durum petrol ihracatında çakılmaya, piyasalarda felce ve milli parada çöküşe neden oldu.

Uluslararası Para Fonu verilerine göre 2019’da İran ekonomisi yüzde 9,5 oranında küçülerek 1984’ten bu yana en kötü performansını sergiledi. Yaptırım politikasının dozu artırıldıkça petrol ve gaz sektörü ile devlet gelirleri üzerindeki baskı daha da ağırlaştı.

Riyalin Tarihi Değer Kaybı

İran Riyali, ABD Doları karşısında 2016’dan bu yana tarihi ve serbest bir düşüş yaşıyor. Serbest piyasada 2016 başında 30 bin riyal seviyesinde olan dolar kuru, 2026 yılı itibarıyla eşi benzeri görülmemiş bir çöküşle 1,5 milyon riyal sınırını aştı.

2016 yılında dolar yıla 30 bin riyalden başladı; siyasi belirsizlikler ve Donald Trump’ın ABD başkanı seçilmesiyle yıl sonunda 41 bin 500 riyale çıktı. 2018 yılında ise ABD’nin anlaşmadan resmi olarak çekilip yaptırımları devreye sokmasıyla dolar 90 bin riyal eşiğine fırladı.

Bütçe Açığı ve Enerji Krizleri

İran, 2016’dan bu yana uluslararası yaptırımlar, bölgesel ve küresel askeri gerilimler, yerel paranın erimesi ve satın alma gücünün yok olmasıyla derinleşen kronik bir kriz döngüsünün içinde.

Bütçe açığı derinleştikçe yaz aylarında büyük şehirlerde ve eyaletlerde elektrik kesintileri tavan yaptı. Yakıt sektörünün iç talebi karşılayamaması nedeniyle yönetim benzin kotalarını düşürmek zorunda kaldı. Enerji kıtlığı ve yükselen işletme maliyetleri; sanayi ve tarım altyapısı üzerinde eşi görülmemiş bir baskı oluşturdu.

Orta Sınıfın Erimesi ve Yoksulluk

Mevcut veriler, İran şehirlerindeki yoksulluk oranının 2016’daki yüzde 20 seviyesinden günümüzde yüzde 36’ya yükseldiğini gösteriyor. Bu durum, milyonlarca yeni İranlının aşırı yoksulluk sınırının altına gerilemesine ve kentli orta sınıfın adeta haritadan silinmesine yol açtı.

Meclis raporlarına göre 26 milyondan fazla İran vatandaşı mutlak yoksulluk sınırının altına düştü. Maaşlar; gıda, et ve süt ürünlerindeki kontrolden çıkan zamların gerisinde kaldı.