Sermaye Piyasasında Fon Manipülasyonu ve 550 Bin Yatırımcının Mağduriyet Süreci
Türkiye sermaye piyasasında 550 bin yatırımcının mağduriyetine yol açan fon manipülasyonunun ve Ponzi şemasının işleyiş adımları ortaya çıkarıldı.
Türkiye sermaye piyasasında 550 bin yatırımcının mağduriyetine yol açan borsa manipülasyonu ve Ponzi şeması niteliğindeki fon düzeneklerinin beş adımda nasıl kurulduğu ve işletildiği uzmanlarca analiz edildi.
Piyasayı Sarsan Fon Düzeni
Türkiye sermaye piyasasını zor duruma düşürüp 550 bin yatırımcıya mağduriyet yaşatan düzenek merak konusu olmaya devam ediyor. Uzmanlar bu yapının borsa, endeks manipülasyonu ve Ponzi niteliği taşıyan bir finansman modelinin birleştirilmesiyle oluşturulduğunu belirtiyor.
Uluslararası Derecelendirmeler
Yaşanan gelişmelerin ardından uluslararası kuruluşlar Türkiye'yi yakın takibe aldı. MSCI Haziran 2026'daki değerlendirmesinde Türkiye'yi özel gündem maddesi yapmış, S&P Dow Jones Indices ise Temmuz 2026'da Türkiye'yi statü düşürme izleme listesine almıştı.
Anormal Getirilerin Başlangıcı
Süreç 2025 yılında iki portföy yönetim şirketinin fonlarının benzerlerinin çok üzerinde getiri elde etmesiyle başladı. BIST 100 Getiri Endeksi %15,5 değer kazanmışken bir fon %4.569 oranında getiri sağladı.
Dolaşımın Daraltılması ve Fiyat Artışı
Ön aşamada payların halka arz gününde dolaşımı daraltılarak sınırlı bir çevrede kalması sağlandı. İlk adımda ise küçük ve az işlem gören şirket paylarında büyük alımlarla fiyat ve günlük işlem hacmi yukarı taşındı.
Endekse Giriş ve Repo İşlemleri
İkinci adımda fiyatı büyüyen pay BIST30 veya BIST50 listelerine girerek ödünç pay piyasasında işleme konu edildi. Üçüncü adımda ise para piyasası fonları bu paylara karşı normal repo piyasasının üzerinde faiz geliri elde etti.
Grup Şirketleri ve TEFAS Vitrini
Dördüncü aşamada işlemlerin karşı tarafı grup içindeki şirketler oldu. Beşinci aşamada ise yüksek geçmiş getiri sunan fonlar TEFAS vitrinine açılarak yeni yatırımcı çekti ve taze para girişiyle döngü ayakta tutuldu.
Devasa Varlık Büyüklüğü
Sektör tahminlerine göre, bu karmaşık ve riskli işleyişin merkezinde yer alan portföy yönetim şirketleri toplamda 40 ila 50 milyar dolarlık devasa bir varlığı yönetiyordu.