Türkiye kredi kartı sayısında Avrupa liderliğine yükseldi

Serdar HocamYazar & Editör

2025 yılı verilerine göre Türkiye, kredi kartı sayısında İspanya'yı geride bırakarak Avrupa'nın en büyük pazarı konumuna geldi ve kartlı ödemeler ekonomiye çok yönlü katkı sundu.

◉ 4 okunma
Ekonomiye trilyonluk kart dokunuşu

Avrupa Merkez Bankası verilerine göre Türkiye, milyonlarca kartlık ekosistemiyle Avrupa'nın en büyük kredi kartı pazarı oldu. 2025 yılında 24.1 trilyon TL'ye ulaşan kartlı ödemeler hanehalkı tüketimini, turizm gelirlerini ve vergi tahsilatını doğrudan destekledi.

Avrupa'nın En Büyük Pazarı

Türkiye, 142 milyon kredi kartı ve toplamda 319 milyon kartlık güçlü ödeme altyapısıyla dikkat çekiyor. Avrupa Merkez Bankası 2025 Haziran sonu verilerine göre ülke, İspanya'yı geride bırakarak kredi kartı sayısında Avrupa'nın lider pazarı konumuna yerleşti.

Hanehalkı Tüketimine Katkı

Dijital ödemeler, hızlı ve alternatif deneyimlerle hanehalkı tüketimini güçlü bir şekilde destekliyor. Hesaplamalara göre 2025 yılında bu ödemelerin hanehalkı tüketimine etkisi yaklaşık 1.5 trilyon TL seviyesinde gerçekleşti.

Turizm Gelirlerinde Artış

Yaygın kartlı ödeme altyapısı yabancı turistlerin harcamalarını kolaylaştırarak turizm gelirlerini artırıyor. Dijital ödemeler 2025'te turizm gelirlerine 388 milyar TL, yani yaklaşık 9.8 milyar dolar tutarında destek sağladı.

Nakit Kullanımının Maliyeti

Rapor, nakit kullanımının ekonomiye yüklediği ağır maliyetleri de gözler önüne seriyor. 2025'te banknot basımı Merkez Bankası'na 4.4 milyar TL maliyet yaratırken, nakit dolaşımının bankalara maliyeti 65 milyar TL'yi aştı.

Vergi Gelirlerine Sağlanan Destek

Dijital ödemeler satışların kayıt altına alınmasını sağlayarak şeffaflığı artırıyor ve vergi tahsilatını güçlendiriyor. KDV, ÖTV, Kurumlar ve Gelir Vergisi kalemlerine yapılan toplam katkı 574 milyar TL'ye ulaştı.

Sektörel Değerlendirmeler

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, Türkiye'nin son 30 yılda dijital ödemelerde dünyaya örnek bir dönüşüm gerçekleştirdiğini ve bu sistemin kalkınmanın önemli bir itici gücü olduğunu belirtti.