Yapay zekanın arkasındaki gizli emek ekonomisi inceleniyor
Yale profesörü Julián Posada, yeni kitabında yapay zeka sistemlerini besleyen verileri üreten ve etiketleyen ucuz emek pazarlarındaki sömürüyü ele alıyor.
Yale Üniversitesi'nden Julián Posada, yeni yayımlanan kitabında yapay zeka teknolojilerinin arkasında yatan gizli emek ekonomisini ve ucuz iş gücü piyasalarındaki sömürüyü mercek altına alıyor.
Yapay zekada göz ardı edilen emek
Yapay zeka teknolojilerine yönelik düzenlemeler ve enerji tüketimi gibi konular yoğun şekilde tartışılırken, devasa veri setlerini oluşturan işçilerin çalışma koşulları genellikle göz ardı ediliyor.
Julián Posada'nın kaleme aldığı yeni kitap, büyük dijital platform şirketlerinin veri üretimi süreçlerinde bu işçileri nasıl istihdam ettiğini ve koşulları gözler önüne seriyor.
Platform sömürücülüğü kavramı
Platform Extractivism adlı eser, yapay zeka endüstrisinin küresel bir sömürü sistemi üzerine kurulduğunu ve dijital platformlar aracılığıyla emek ile bilginin metalaştırıldığını savunuyor.
Büyük yapay zeka geliştiricileri, etiketleme ve sınıflandırma gibi temel görevleri dijital platformlar üzerinden düşük gelirli bölgelere dış kaynak olarak devrediyor.
Venezuela örneği ve düşük ücretler
Araştırmanın odak noktasında, 2018-2023 yılları arasında veri üretiminde ilk beş ülke arasında yer alan Venezuela bulunuyor ve buradaki işçiler ortalama 1,73 dolar saatlik ücret bildiriyor.
Ülkedeki derin ekonomik kriz, hiperenflasyon ve ucuz ödemelerin cazibesi, şirketler için bölgeyi cazip bir hedef haline getirirken internet ve elektrik altyapısı da bu süreci destekledi.
Ücret döngüsü ve örgütlenme engelleri
Şirketlerin başlangıçta yüksek ücret veya bonus sunup ardından ödemeleri düşürdüğü, işçilerin ise coğrafi olarak dağınık ve algoritmik sistemler arkasında görünmez olduğu belirtiliyor.
Bu durum, veri işçilerinin hak arama ve daha yüksek ücret talep etme süreçlerinde karşılaştığı en büyük engeller arasında yer alıyor.
Küresel değişim ve düzenleme ihtiyacı
Şirketler çalışmalarını Hindistan, Filipinler ve Kenya gibi İngilizce konuşulan ülkelere kaydırırken, Posada çalışma koşullarının iyileştirilmesi için ABD başta olmak üzere merkez ülkelerin düzenleme yapması gerektiğini savunuyor.