Kayboluş Kitabı ve Filistin Edebiyatı Üzerine Söyleşi

Serdar HocamYazar & Editör

İbtisam Azem’in Türkçe çevirisi yayımlanan Kayboluş Kitabı romanı, Filistinlilerin kaybolduğu bir dünyayı ve hafızanın direniş biçimi olmasını ele alıyor.

◉ 0 okunma
KuirFest “nadas”a geçti: Yeniden yapılanma süreci başladı

Filistinli yazar İbtisam Azem’in Türkçe çevirisi yayımlanan Kayboluş Kitabı romanı, Filistinlilerin aniden ortadan kaybolduğu bir dünyayı Yafalı Alâ ve İsrailli komşusu Ariel üzerinden işliyor.

Romanın Teması ve Ortaya Çıkışı

İbtisam Azem’in anadili Arapça olarak 2014 yılında yayımladığı romanı Kayboluş Kitabı, Filistinlilerin aniden ortadan kaybolduğu bir dünyayı ve bunun etkilerini konu alıyor. Tayyibe doğumlu olan ve New York’ta Birleşmiş Milletler muhabirliği yapan yazarın eseri daha sonra birçok dile çevrildi.

Sessiz Nakba ve Gerçeklik İlişkisi

Gazze’de üç yıla yaklaşan süreçle birlikte bugün başka türlü okunan romandaki kayboluş, yazar tarafından distopik bir fantezi olarak görülmüyor. Bu durum 1948’de yüz binlerce Filistinlinin sürülmesinin ve kesintisiz süren sessiz Nakba’nın bir yankısı olarak değerlendiriliyor.

Hatırlamak ve Direniş Biçimleri

Gerçekleştirilen söyleşide hatırlamanın bir direniş biçimi olduğu vurgulanıyor. İbtisam Azem, hafızanın aktarımının Nakba ile kesintiye uğradığını, hatırlamanın geçmişe hapsolmak olmadığını ve farklı bir gelecek kurma çabasını barındırdığını ifade ediyor.

İsrail'deki Sessiz Çoğunluk

Roman, 1967 işgalini eleştiren ama 1948’i sorgulamayan Ariel karakteri üzerinden İsrail’deki makul çoğunluğun suç ortaklığını inceliyor. Suçu doğrudan işlemeyen ancak sistemin ayrıcalıklarından yararlanan kesimlerin konumu sorgulanıyor.

Filistin Edebiyatına Gösterilen İlgi

İbtisam Azem, Filistin edebiyatına uluslararası alanda ancak büyük felaket ve yıkım anlarında ilgi gösterilmesinin derinden rahatsız edici olduğunu dile getiriyor. Yazar, isimlendirme politikalarının kimin tarihini görünür kıldığını da vurguluyor.