Haritaların Tarafsız Olmadığı BM Oylaması ve İsim Değişiklikleriyle Gündemde

Serdar HocamYazar & Editör

Haritaların politik ve tarafsız olmadığını gösteren gelişmeler, Birleşmiş Milletler'in Equal Earth projeksiyonunu onaylaması ve ABD'deki coğrafi isim değişiklikleriyle derinleşti.

◉ 0 okunma
This truth emerges as political situations change fast: Maps show us our world, but not neutrally

Coğrafi haritaların yalnızca fiziksel dünyayı yansıtmadığı, aynı zamanda siyasi tercihleri ve perspektifleri şekillendirdiği gerçeği, Birleşmiş Milletler'de Afrika'yı daha doğru gösteren haritanın onaylanması ve ABD'deki isim değişiklikleriyle bir kez daha tartışmaya açıldı.

Haritaların Siyasi Boyutu ve Çarpıtmalar

Fiziksel coğrafya sabit kabul edilse de haritalar çizilirken yapılan tercihler siyasi gerçeklikleri ve algıları doğrudan etkilemektedir.

Üç boyutlu Dünya'yı iki boyutlu düzleme aktarırken kaçınılmaz olarak bazı teknik ve politik bozulmalar meydana gelmektedir.

Birleşmiş Milletler'de Equal Earth Oylaması

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapılan oylamada, Afrika kıtasını daha doğru ve büyük gösteren Equal Earth projeksiyon haritası kabul edilmiştir.

Söz konusu tasarı 164 ülkenin onayını alırken, 6 ülke çekimser kalmış ve yalnızca Amerika Birleşik Devletleri karşı oy kullanmıştır.

ABD'de Coğrafi İsim Değişiklikleri

ABD'de federal hükümet tarafından gerçekleştirilen bazı isim değişiklikleri kartografik tartışmaları ve siyasi gerilimleri artırmıştır.

Başkanlık kararlarıyla Ontario Gölü'nün adı Lake America olarak değiştirilmiş, bazı teknoloji şirketleri bu güncellemeleri kullanıcıları için uygulamıştır.

Mercator Haritası ve Boyut Tartışmaları

Yüzyıllardır kullanılan Mercator haritası, gemilerin navigasyonu için tasarlanmış ve kutuplara yakın bölgeleri olduğundan daha büyük göstermiştir.

Ekvatora yakın olan Afrika gibi devasa kıtaların bu haritalarda olduğundan küçük görünmesi uzun süredir eleştirilmektedir.

Kartografi ve Siyaset Arasındaki Bağlantı

Uzmanlar, haritaların halk tarafından mutlak gerçeklik olarak algılandığını ancak aslında birer tarih kapsülü ve siyasi araç olduğunu belirtmektedir.

Harita yapımının dünyayı anlama biçimini yansıtan ve politik sonuçlar doğuran doğal bir süreç olduğu vurgulanmaktadır.