Sosyal Medyada Tarihi Bilgi Kirliliği ve Yavuz Sultan Selim İddiaları

Serdar HocamYazar & Editör

Sosyal medyada hızla yayılan asılsız iddiaların tarihi gerçekleri nasıl manipüle ettiği ve Yavuz Sultan Selim'e atfedilen sahte şiirlerin bilimsel temelden uzak olduğu inceleniyor.

◉ 0 okunma
Tarihi olay ve olguların ‘Sosyal Medya’da yanlış kullanımı

Teknolojinin gelişimiyle birlikte sosyal medyada yalan haberlerin hızla yayılması, tarihi olayların ve olguların yanlış aktarılmasına yol açarak ciddi bir bilgi kirliliği oluşturmaktadır.

Sosyal Medya ve Bilgi Kirliliği

Sosyal medya platformları insanlara hızlı iletişim imkanı sağlarken, doğruluk, güvenilirlik ve manipülasyon gibi ciddi sorunları da beraberinde getirmektedir.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, sosyal medyada yalan haberlerin doğru haberlere kıyasla altı kat daha hızlı yayıldığı tespit edilmiştir.

Tarihi Belgelerin Yanlış Sunumu

Sosyal medyada gerçekliği araştırılmayan görsel materyaller ile iddialar tarihsel belge gibi sunulmakta ve bu durum bazen akademik yayınlarda dahi yer bulabilmektedir.

Yavuz Sultan Selim Hakkındaki İddialar

Yavuz Sultan Selim'e atfedilen ve Kürtleri lanetlediği öne sürülen bedduanın Muş yakınlarında bir çeşme kitabesinde yer aldığı iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.

Bu bilginin Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde geçtiği öne sürülse de, eserin en eski nüshalarında ve Zuhuri Danışman çevirisinde böyle bir kitabe bulunmamaktadır.

Divân-ı Selîmî ve Edebi Gerçekler

Yavuz Sultan Selim'in Farsça bir divanı bulunmakta olup, kendisine atfedilen bazı Türkçe parçalar ile söz konusu şiirin vezni bozuk durumdadır.

Padişahın Farsça divan sahibi olması ve nazım kalıpları göz önüne alındığında, ne Seyahatname'de ne de Divân-ı Selîmî'de bu manzumeye rastlanmaktadır.