Türkiye'de Sosyal Medya Hesaplarına Getirilen Erişim Engelleri ve Hak Arama Yolları
Son bir ayda Türkiye'de sosyal medyada artan sansür ve hesap engellemeleri sonucunda engellenen hesap sayısı 1500'e dayanırken, X platformunun tutumu ve kullanıcılara yönelik hak arama yolları tartışılıyor.
Türkiye'de son bir aydır sosyal medya platformlarında uygulanan sansür ve hesap engelleme furyası sonucunda, engellenen hesap ve internet sitesi sayısı 1500'e yaklaştı. Süreçte Sulh Ceza Hakimliklerinin kararları, X platformunun tutumu ve kullanıcıların hak arama yöntemleri ele alınıyor.
Geçmişten Günümüze Yasaklar ve Baskı Yöntemleri
Türkiye'de geçmişte yaşanan kitap yasakları, gazete toplatmaları ve sanatçılara yönelik soruşturmaların benzerleri bugün de farklı alanlarda karşımıza çıkmaya devam ediyor.
Sanatçıların sahne kıyafetleri ve şarkıları müstehcenlik gerekçesiyle hedef alınırken, akademik tezlerden de suç yaratılmaya çalışıldığı belirtiliyor.
Sosyal Medyada Artan Sansür ve Engellemeler
Son bir ay içinde LGBTİ+ organizasyonlarına yönelik kısıtlamalar ve fon tartışmalarıyla derinleşen süreçte internet siteleri ve sosyal medya hesapları hedef alındı.
Bugün itibarıyla kapatılan veya engellenen hesapların sayısı 1500 sınırına dayanmış durumdadır.
Geniş Bir Yelpazeyi Kapsayan Susturma Girişimleri
Erişimi engellenen hesaplar arasında çok sayıda gazeteci, akademisyen, aktivist, ekonomist ve avukat yer alıyor.
Hükümetin politikalarını eleştiren farklı meslek gruplarından isimler ve öğrenci inisiyatifleri bu süreçte susturulmaya çalışılıyor.
Sulh Ceza Hakimliklerinin Kararları ve Hukuk Tartışmaları
Engelleme kararlarının Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından dosya üzerinden ve savunma hakkı tanınmadan verilmesi hukuki açıdan tartışma yaratıyor.
Kişi ve kurumlar ancak kararları temyiz ettiklerinde savunma yapma fırsatı bulabiliyor, bu da cezaların önceden uygulanmasına yol açıyor.
X Platformunun Tutumu ve Gönüllü İşbirliği İddiaları
Eski adıyla Twitter, yeni adıyla X yönetiminin gelen engelleme taleplerini hızla uygulaması zorunluluktan ziyade gönüllü işbirliği olarak değerlendiriliyor.
Dünya genelinde büyük bir etkiye sahip olan platformun, bu tür kısıtlamaların etkisini azaltma konusunda adım atmadığı ifade ediliyor.
Özel Mülkiyet ile Kamusal Alan Ayrımı
Hukuken özel mülkiyet statüsünde yer alan X platformu, küresel ölçekteki büyüklüğü ve kamuoyu oluşturma gücü nedeniyle kamusal alan niteliği taşıyor.
Milyonlarca kullanıcının ortak emeğiyle var olan bu mecraların bir veya birkaç kişinin tercihlerine mahkûm edilemeyeceği vurgulanıyor.
Kullanıcılar İçin Boykot ve Alternatif Çözüm Önerileri
Kullanıcıların bu tür manipülasyonlara karşı pasif kalmaması gerektiği, bir-iki günlük siteye girmeme boykotları veya alternatif mecralara geçiş organize edilebileceği savunuluyor.
Bireylerin örgütlenerek kendi haklarını savunabileceği ve sosyal medyanın aynı zamanda bir mücadele alanı olduğu ifade ediliyor.
ABD'de Açılabilecek Toplu Davalar ve Hukuki Sorumluluk
Yavuz Baydar'ın değerlendirmelerine göre, X platformunun kullanıcılarından ücret almasına rağmen hizmeti kusurlu hale getirmesi hukuki sorumluluk doğuruyor.
İlker Atamer'in yorumuna dayanarak, erişim engeli getirilen kullanıcıların ABD'de şirket merkezine karşı toplu dava açabileceği hatırlatılıyor.