Amerikalılar Yapay Zekayı Yoğun Kullanıyor Ancak Karar Almasını İstemiyor

Serdar HocamYazar & Editör

Rutgers araştırmacıları liderliğinde yapılan anket, ABD'de yapay zeka kullanımının hızla arttığını ancak halkın önemli kararlar için insan denetimini ve sıkı devlet denetimini savunduğunu ortaya koyuyor.

◉ 0 okunma
Americans Use Artificial Intelligence, but They Don’t Want It in Charge

ABD'de yapay zeka araçlarının kullanımı hızla artış gösterirken, vatandaşların büyük bir kısmı önemli konularda nihai kararların insanlar tarafından verilmesini tercih ediyor ve yapay zeka için sıkı düzenlemeler talep ediyor.

Kullanım Oranları ve Günlük Alışkanlıklar

National AI Opinion Monitor verilerine göre ABD'deki yetişkinlerin neredeyse üçte dördü en az bir büyük yapay zeka aracını kullanmış durumda.

Araştırma sonuçları, Amerikan vatandaşlarının yüzde yirmi yedisinin yapay zekayı günlük olarak kullandığını ve kullanım oranının geçmiş döneme kıyasla önemli ölçüde arttığını gösteriyor.

Kritik Kararlarda İnsan Denetimi Talebi

Yapay zeka teknolojilerine yönelen yüksek ilgiye rağmen, vatandaşların onda birinden azı insan denetimi olmaksızın sistemlerin tek başına karar vermesini onaylıyor.

İşe alım, kredi başvuruları, üniversite kabul süreçleri, tahliye kararları ve tıbbi işlemler gibi kritik konularda insanların yetki sahibi olması gerektiği savunuluyor.

Çalışma Hayatı ve Bireysel Kullanım

Elde edilen bulgular, katılımcıların büyük bir kısmının yapay zeka teknolojilerini kişisel amaçlar doğrultusunda tercih ettiğini ortaya koyuyor.

Çalışan yetişkinlerin ise önemli bir kesimi iş hayatında bu teknolojilerden faydalandığını belirtiyor.

Şeffaflık ve Devlet Denetimi Beklentisi

İşverenlerin, şirketlerin veya okulların yapay zeka sistemlerini değerlendirme amacıyla kullanması durumunda şeffaflık sağlanması isteniyor.

Olası riskler göz önünde bulundurularak katılımcıların çoğunluğu sıkı devlet denetiminden yana görüş bildiriyor.

Siyasi Eğilimler ve Güven Algısı

Yapay zekaya duyulan güven konusundaki siyasi tutumların parti çizgilerine göre farklılık gösterdiği dikkat çekiyor.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda siyasi gruplar arasındaki güven oranlarının değiştiği gözlemleniyor.