Avrupa'nın ITER Nükleer Füzyon Projesinde Rusya Ortaklığı Neden Sürüyor?

Serdar HocamYazar & Editör

Uluslararası yaptırımlara rağmen Moskova, kuralları ve sağladığı teknik bileşenler sayesinde dev füzyon projesinde yer almayı sürdürüyor.

◉ 0 okunma
Rusya, yaptırımlara rağmen neden hâlâ AB'nin ITER füzyon projesinde?

Avrupa Birliği ile Rusya arasındaki jeopolitik gerilimler ve yaptırımlara rağmen, dünyanın en büyük nükleer füzyon deneyi olan ITER projesinde iki taraf arasındaki ortaklık ve iş birliği devam ediyor.

Dünyanın En Büyük Füzyon Deneyi

Fransa'nın Cadarache kentinde inşa edilen ITER, hidrojen çekirdeklerini kaynaştırarak devasa miktarda enerji üretmeyi amaçlayan deneysel bir nükleer füzyon makinesidir. Bu devasa proje; Rusya, Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği dahil olmak üzere toplam 33 ülkenin ortak katılımıyla yürütülmektedir.

AB Enerji Komiseri'nin Tesisi Ziyareti

AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen, pazartesi günü ITER tesisini ziyaret ederek füzyon cihazının karbonsuzlaşma ve enerji bağımsızlığı hedefleri açısından kilit bir öneme sahip olduğunu açıkça belirtti. Avrupa, inşaat maliyetlerinin yüzde 45,6’sını üstlenerek projenin en büyük mali katkı sağlayıcısı konumunda bulunmaktadır.

Kurallar ve Kritik Bileşenler

ITER kuralları hiçbir üyenin projeden çıkarılmasına izin vermediği ve üyeliğin yalnızca gönüllü olabileceği için Rusya’nın üyeliği sonlandırılmadı. Projenin yüzde 9,1’ini üstlenen Rusya; füzyon plazmasını biçimlendiren PF1 poloidal alan bobini, plazmayı ısıtan jirotronlar ve süper iletken mıknatısların güç kaynağı korumasını destekleyen ekipmanlar gibi kritik bileşenleri sağlamaya devam ediyor.

Siyasi Ayrışmalar ve Bilim İş Birliği

Ukrayna'daki savaş nedeniyle AB, Horizon Europe ve Erasmus+ gibi birçok araştırma programından Rusya'yı dışlasa ve CERN gibi kurumlar Rusya'nın gözlemci statüsünü askıya alsa da, ITER haziran ayında Rusya’nın Kurchatov Enstitüsü ile iş birliği anlaşması imzaladı. Rusya Bilim Bakanı Valery Falkov da temmuz ayında ITER tesisini ziyaret etti.

Brüksel'de Güvenlik Kaygıları

Projeyi savunanlar, ITER'in onlarca yıllık uluslararası tedarik zincirleri gerektiren bir girişim olduğunu ve bilimin siyasi değişimlerden bağımsız yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Öte yandan, AB'nin Rusya'ya olan bu bağımlılığı Brüksel'de kaygı yaratıyor; Avrupa Parlamentosu üyeleri ile bazı sivil toplum kuruluşları stratejik teknoloji alanındaki bu durumun güvenlik riski oluşturabileceğini belirtiyor.