Beynin risk alma kararlarını yöneten nöronal mekanizması çözüldü

Serdar HocamYazar & Editör

UCSF araştırmacıları, beynin ön lobundaki iki farklı bölgenin milisaniyelik mücadelesiyle risk alma kararı aldığını elektrik kayıtlarıyla kanıtladı.

◉ 7 okunma
Nörobilimde tarihi araştırma: Beynimiz risk almaya nasıl karar veriyor?

California Üniversitesi San Francisco kampüsü araştırmacılarının yürüttüğü yeni bir çalışma, insan beyninin risk alma ve kaçınma kararlarını verirken yaşadığı nöronal savaşı doğrudan elektrik kayıtlarıyla belgeleyerek tıp dünyasında önemli bir eşiği aştı.

Araştırmanın Arka Planı

İnsan beyninin yüksek maaşlı riskli bir işi kabul etmek, yeni bir şehre taşınmak veya tehlikeli bir duruma girmek gibi ikilemlerde nasıl karar verdiği tıp dünyası için uzun süredir büyük bir bilmeceydi.

UCSF araştırmacıları tarafından yürütülen ve Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan çalışma, karar anında beyinde yaşanan süreçleri ilk kez doğrudan elektrik kayıtlarıyla ortaya koydu.

Deney Süreci ve Yöntemi

Epilepsi veya psikiyatrik rahatsızlıkları nedeniyle beyinlerine cerrahi elektrot yerleştirilen 6 gönüllü hasta üzerinde yürütülen deneylerde, beynin ön lobunda yer alan orbitofrontal korteksin işleyişi saptandı.

Katılımcıların hem ödül hem de ceza riski taşıyan koridorlarda ilerlediği özel bir video oyunu tasarlandı ve oyuncuların hazine sandıkları ile bombalarla dolu koridorlara girip girmeyeceklerine karar vermesi istendi.

Nöronal Bölgelerin Rolü

Katılımcılar riski alıp ödülü seçmeden yarım saniye önce kaşın tam arkasında yer alan medial orbital sulkus bölgesindeki nöronların yoğun şekilde ateşlendiği görüldü.

Bireyler riskten kaçınmayı seçtiklerinde ise bu bölge tamamen baskılandı ve sadece 2 santimetre sağda bulunan lateral orbital sulkus alanındaki nöronlar devreye girdi.

Milisaniyelik Halat Çekme Yarışı

Araştırma ekibinden beyin cerrahisi uzmanı Dr. Clara Starkweather, iki beyin bölgesinin gerçek zamanlı olarak ters orantılı ve anti-korelasyonlu çalıştığını açıkladı.

Karar ne kadar zor ve çelişkiliyse, iki bölge arasındaki elektriksel sinyal alışverişi ve gidip gelme süresinin o kadar uzadığı tespit edildi.

Gelecekteki Tedavi Olanakları

Şili Gelişim Üniversitesi Nörobiyoloğu Pablo Billeke, elde edilen bu bulguların psikiyatrik bozuklukların tedavisinde dönüm noktası olabileceğini belirtti.

Geliştirilen bu model sayesinde kumar bağımlılığı, OKB, anksiyete ve madde bağımlılığı gibi durumlarda kişiselleştirilmiş yeni nörolojik tedavi yöntemleri uygulanabilecek.