Elmasların Bükülerek Elektrik Üretebildiği Keşfedildi

Serdar HocamYazar & Editör

Geliştirilen ultra ince polikristalin elmas zarların bükülme anında kararlı voltaj sinyalleri yaydığı ve aktif bir enerji kaynağına dönüştüğü belirlendi.

◉ 0 okunma
Elmaslardan elektrik üretilebileceği keşfedildi

Hong Kong Üniversitesi araştırmacıları, piezoelektrik özelliği olmadığı bilinen elmasın büküldüğünde elektrik üretebildiğini keşfederek önemli bir ilke imza attı.

Elmasın Elektrik Üretim Mekanizması

Hong Kong Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden araştırmacılar, uzun süredir piezoelektrik özelliği bulunmadığı kabul edilen elmasın elektrik üretebildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, geliştirdikleri yöntemle ürettikleri ultra ince ve esnek polikristalin elmas zarların bükülme sırasında ölçülebilir ve kararlı voltaj sinyalleri yaydığını tespit etti.

Kutuplaşma ve Akım Oluşumu

Prof. Dr. Zhiqin Chu ve Prof. Dr. Yuan Lin'in yürüttüğü çalışma kapsamında incelenen elmasın, bükülebilir bir yapıya kavuşturulması halinde kristal sınırlarında elektriksel yük kutuplaşması oluşturduğu belirlendi. Söz konusu kutuplaşmanın, zarın alt ve üst yüzeyleri arasında potansiyel bir fark yaratarak elektrik akımı ürettiği kaydedildi.

Aktif Kaynağa Dönüşen Malzeme

Sertliği, yüksek ısı iletkenliği ve kimyasal kararlılığıyla öne çıkan elmasın bugüne kadar yalnızca pasif bir taşıyıcı malzeme olarak değerlendirildiğini hatırlatan araştırmacılar, yeni keşifle malzemenin aktif bir elektrik kaynağına dönüştüğünü bildirdi. Yapılan dayanıklılık testlerinde ise elmas zardan sağlanan elektrik akımının dış etkenlerden bağımsız ve tekrarlanabilir olduğu kanıtlandı.

Tıbbi ve Teknolojik Uygulamalar

Uzmanlar, elmasın insan dokusuyla uyumlu ve toksik olmayan yapısı sayesinde tıbbi teknolojilerde kullanılma potansiyeline sahip olduğunu aktardı. Yeni yöntemin, kalp pili ve vücut içi sensörler gibi implantların ihtiyaç duyduğu enerjiyi vücut hareketlerinden sağlayabilecek sistemlerin geliştirilmesine yardımcı olabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, elde edilen bulguların mikro enerji sistemleri, giyilebilir teknolojiler ve yüksek hassasiyetli yeni nesil sensörler gibi alanlarda yeni uygulamaların geliştirilmesinin önünü açabileceğini de söyledi.