Karadeniz'deki metal zengini parçacık bulutları haritalandırıldı

Serdar HocamYazar & Editör

Bilim insanları Karadeniz'in derinliklerinde tespit edilen metal yüklü nano parçacık bulutlarının uzay ve teknoloji alanlarına ışık tutabileceğini açıkladı.

◉ 1 okunma
Karadeniz'in metal zengini parçacık bulutları teknoloji ve uzay araştırmalarına ışık tutabilir

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü araştırmacıları, Karadeniz'in derinliklerinde kıyıdan 150 kilometre açığa uzanan metalce zengin nano parçacık bulutlarını detaylı şekilde haritalandırdı.

Bilimsel Sefer ve Haritalandırma Çalışmaları

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü uzmanları, ağustos ayının son haftasında Karadeniz'de bir haftalık kapsamlı bir bilimsel yaz seferi gerçekleştirdi. Bu sefer süresince deniz suyunun fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri ayrıntılı biçimde incelenirken, gözle görülmeyen metalce zengin parçacık bulutları da haritalandırıldı.

Yeni Sensörler ve Araştırma Süreci

Enstitü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, bu oluşumu 7 ila 8 yıldır takip ettiklerini, son 3 yılda ise Avrupa Araştırma Konseyi desteğiyle geliştirdikleri yeni teknolojiler sayesinde konuyu daha ayrıntılı araştırdıklarını belirtti. Yürütülen çalışmaların Karadeniz'in batısında, Sakarya Nehri'nin denize döküldüğü bölgeden yaklaşık 150 kilometre açığa kadar uzanan hatta gerçekleştirildiği ifade edildi.

Oksijensiz Ortam ve Metal Yoğunluğu

Karadeniz'in yaklaşık 100 metre derinlikten sonra dünyanın en büyük oksijensiz deniz hacmine sahip olduğu aktarıldı. Bu oksijenli ve oksijensiz ortam arasındaki sınırda özel mikrobiyal oluşumlar meydana gelirken, nehirler ile atmosferin taşıdığı partiküllerin birikmesiyle oluşan nano parçacık bulutlarında demir ve mangan yoğunluğunun yüksek olduğu belirlendi.

Teknoloji ve Uzay Araştırmalarına Katkı Potansiyeli

Elde edilen bulguların deniz bilimlerinin yanı sıra nanoteknoloji, malzeme bilimi, enerji, batarya ve mikroçip gibi alanlar için yeni sentez yolları açabileceği kaydedildi. Ayrıca Karadeniz'in oksijensiz ve karanlık ortamının Güneş Sistemi'ndeki keşfedilen okyanuslarla benzerlikler taşıması nedeniyle, uzay araştırmalarına da önemli katkılar sunabileceği bildirildi.