Sosyal Medya Akımları ve Videoları Yapay Zeka Modellerinin Eğitiminde Nasıl Kullanılıyor?
Popüler sosyal medya platformlarında paylaşılan eğlence akımları ve kişisel videolar, yapay zeka sistemlerinin eğitilmesi ve ses ile yüz klonlanması amacıyla dev teknoloji şirketleri tarafından veri havuzu olarak değerlendiriliyor.
Sosyal medya kullanıcılarının eğlence amaçlı katıldığı akımlar ve paylaştığı videolar, dev teknoloji şirketleri tarafından yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla devasa bir veri madeni olarak kullanılmaktadır.
Veri Kaynağı Olarak Sosyal Medya
Kullanıcıların eğlence amacıyla katıldığı 80’ler filtresi, playback videoları veya çeşitli duygu akımları, dev teknoloji şirketlerine bedava veri sağlamaktadır. Instagram ve TikTok gibi popüler platformlar, yapay zeka sistemlerinin insan duygularındaki karmaşık yapıyı çözebilmesi için önemli birer veri madeni işlevi görmektedir.
Bu mecralarda paylaşılan kişisel videolar, algoritmaların ağız hareketleri ile ses dalgaları arasındaki milisaniyelik farkları hesaplamasına olanak tanımaktadır. Böylece şirketler, kullanıcıların herkese açık görsellerini ve videolarını Llama 4 gibi gelişmiş yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla doğrudan kendi veri tabanlarına aktarmaktadır.
Yüz ve Ses Verilerinin Klonlanması
Sistemin en kritik noktalarından biri verilerin işlenme hızıdır. Milyonlarca kişinin gülüşü, mimiği ve ses tonu işlenerek gerçeğinden ayırt edilemeyen dijital kopyalar inşa edilmektedir.
İşin dikkat çeken bir diğer tarafı ise, bir kişinin yüzünü ve sesini birebir klonlayabilmek için kameraya bakarak konuştuğu yalnızca üç saniyelik bir kaydın yetmesidir. Bu veri toplama mekanizması, kullanıcıların rızası dışında ve farkında bile olmadan tamamen otomatik bir süreçle ilerlemektedir.
Güvenlik Etiketlerinin Kaldırılması
Kişisel verilerin izinsiz kullanımına karşı Avrupa Birliği, içeriklere şifreli yapay zeka etiketi zorunluluğu getiren adımlar atmıştır. Ancak sosyal medya platformlarının teknik altyapısı bu denetimleri atlayarak işlevsiz hale getirmektedir.
Bir video platforma yüklendiği an uygulama güvenlik kodlarını otomatik olarak silmektedir. Bu durum güvenlik sistemlerinin sağlıklı ilerlemesini engellerken, yasal denetim mekanizmalarının çalışmasını da ortadan kaldırmaktadır.
Dijital Ayak İzlerinin Durumu
Tehlikenin farkına varıp hesabını gizliye alan kullanıcılar da bu veri akışından tam anlamıyla sıyrılamamaktadır. Geçmişte herkese açık şekilde paylaşılan ve profilde duran eski videolar, makine öğrenimi algoritmaları için kalıcı birer eğitim materyali olarak kalmaya devam etmektedir.
Bireylerin dijital ayak izi, internette atılan her adımda silinmesi imkansız bir veri havuzunu beslemeyi sürdürmektedir.