2027 bütçe teklifinde kurumlar vergisi indirimi ve emek dünyasının tepkileri
2027 bütçe teklifinde kurumlar vergisinin yüzde 12.5'e düşürülmesiyle 1.1 trilyon liralık vergi harcamasından vazgeçilmesi öngörülürken, sendikalar ve uzmanlar bu politikaya tepki gösterdi.
2027 bütçe teklifine göre kurumlar vergisinin yüzde 12.5'e indirilmesi ve vergi harcaması kapsamında 1.1 trilyon liralık kurumlar vergisinden vazgeçilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme emek dünyası temsilcileri ve sendikaların tepkisine neden olurken, vergilendirme politikasındaki adaletsizliklere karşı mücadele çağrıları yapıldı.
2027 bütçe teklifinde vergi harcaması kapsamında gelecek yıl 1.1 trilyon liralık kurumlar vergisinden vazgeçilmesi öngörülüyor. Ücretliler açısından gelir vergisi muafiyeti ise sadece açlık sınırının yüzde 26 altında kalan asgari ücret tutarına uygulanıyor. Bütçede kurumlar vergisinden 2 trilyon 223 milyar lira, yurttaşın ÖTV'sinden ise 3 trilyon 284 milyar lira beklenirken, petrol ve doğalgaz ürünlerinden gelecek ÖTV gelirinde yüzde 171 artış öngörülüyor. Yurttaşın omuzundaki KDV hanesine ise 5 trilyon 681 milyar lira yazılıyor. Sendikaların, yoksulluk sınırının altında kalan ücretlerin vergiden muaf tutulması ve vergi dilimlerinin düzenlenmesi yönündeki taleplerine ise bütçe teklifinde yer verilmedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, halk söz konusu olduğunda vergi ve ceza, patronlar söz konusu olduğunda teşvik, ihale ve vergi muafiyetinin devreye girdiğini belirterek geçim sıkıntısı yaşayan kesimlerden toplanan kaynakların patronlara aktarıldığını savundu. DİSK Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Başkanı Özkan Atar ise metal işçisinin 2026'daki brüt ücretinin yüzde 29.9'unun vergi ve SGK kesintisi olarak ödendiğini, yıl ortasında yüzde 27'lik vergi dilimine girilmesi nedeniyle net ücretin azaldığını ifade ederek mücadele edeceklerini belirtti. Karayolları Taşıma İşçi Sendikası (KATAŞ-SEN) Başkanı Şahin Başraner de bütçenin siyasi bir tercih olduğunu ve adil vergi için emekçilerin örgütlü mücadelesinin zorunlu olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Uğur Emek ise yatırım teşvikleri, krediler, KDV, ÖTV, damga, gümrük ve kurumlar vergisi muafiyetleriyle şirketlerin rekabetçi vergi oranlarından yararlandığını, Türkiye'nin OECD ülkelerine kıyasla GSYİH'nin yüzde 10'u kadar daha az vergi topladığını ve bu durumun tüketim ile sosyal güvenlik paylarına dayandığını belirtti.