Asya piyasalarında yapay zeka dışında öne çıkan büyüme alanları

Serdar HocamYazar & Editör

Manishi Raychaudhuri'nin analizine göre, Asya pazarındaki büyüme ve getiriler yalnızca yapay zeka sektörüne dayanmıyor; finans, enerji, savunma, altyapı ve yeşil teknoloji gibi geleneksel sektörler de bölgede güçlü bir yatırım dalgası oluşturuyor.

◉ 1 okunma
COMMENTARY: AI isn’t Asia’s only game in town

Asya pazarlarında yapay zeka odaklı teknoloji coşkusuna yönelik endişeler artarken, bölgedeki en güçlü getirilerin bir kısmı bu popülerliğin dışında şekilleniyor. Teknoloji sektörü 2026 yılındaki en iyi performans gösteren 15 piyasa sektöründen altısını oluştururken, kalan dokuz sektör finans, enerji ve endüstri gibi alanlara dayanıyor.

Savunma ve Altyapı Yatırımları

Küresel askeri gerilimlerin artmasıyla birlikte savunma harcamaları dünya çapında önemli bir yatırım motoru haline geldi. NATO üyeleri 2025 yılı Haziran ayında yıllık savunma harcamalarını 2035'e kadar gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarma taahhütünde bulundu. Asya'daki savunma üreticileri, Batı'daki kapasite kısıtlamaları ve teslimat sürelerindeki avantajlar sayesinde bu küresel patlamadan pay almayı hedefliyor. Stokholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Güney Kore, 2021-2025 döneminde Avrupa'daki NATO üyelerinin ithal ettiği silahların yüzde 8,6'sını karşıladı.

Bununla birlikte McKinsey, 2040 yılına kadar küresel altyapı yatırımlarının 106 trilyon dolara ulaşacağını ve bunun yaklaşık yüzde 65'inin Asya'da gerçekleşeceğini öngörüyor.

Yeşil Enerji ve Değerlendirme

Enerji bağımsızlığına yönelik küresel yönelim, temiz enerji teknolojilerinde lider olan Asya'ya avantaj sağlıyor. Ham petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, tüketicileri ve devletleri yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlendiriyor. Çinli elektrikli araç üreticileri BYD ve Geely sırasıyla gelirlerinin yüzde 43 ve yüzde 23'ünü yurt dışından elde ederken, batarya devi CATL gelirinin yüzde 34'ünü yurt dışına taşıyor.

Değerlendirme: Yapay zeka yerine ağır sanayi ve devlet destekli savunma sektörlerine yönelmek riskleri ortadan kaldırmıyor; yalnızca teknoloji değerleme coşkusunu bürokratik gecikmeler, maliyet aşımları ve fiyat savaşları gibi daha geleneksel tehlikelerle değiştiriyor.