Morgan Stanley'den Tahvil Faizi ve Fed Değerlendirmesi

Serdar HocamYazar & Editör

ABD tahvil faizlerindeki artış ve sıkılaşma süreci piyasalarda yakından takip edilirken, yaklaşan enflasyon verileri ile banka bilanço sezonu kritik eşik olarak öne çıkıyor.

◉ 0 okunma
Tahvil faizindeki ralli Fed'i durdurabilir mi? Morgan Stanley'den hisse yorumu

ABD tahvil faizlerindeki ralli ve finansal koşullardaki sıkılaşma, Fed'in gelecek adımları açısından kritik bir dönemeç oluştururken, Morgan Stanley stratejisti Wilson piyasalara yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.

Tahvil Faizi ve Sıkılaşma Süreci

ABD 10 yıllık tahvil getirisinin şubat ayından bu yana yaklaşık 120 baz puan artış kaydettiği belirtiliyor. Doların değer kazanması ve petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte bu durum finansal koşullardaki sıkılaşmayı daha da derinleştiriyor.

Fed'in Politikaları ve Enflasyon

Ekonomik aktivitenin mevcut sıkılaşma ile yeterince yavaşlaması durumunda Fed'in politika faizini daha fazla artırmasına gerek kalmayabileceği ifade ediliyor. Çarşamba günü açıklanacak olan ABD tüketici enflasyonu verisinin bu süreçte belirleyici olması bekleniyor.

S&P 500 Endeksinde Yoğunlaşma Riski

S&P 500 endeksinin mevcut seviyesinin finansal koşullardaki sıkılaşmayı tam olarak fiyatlamadığı ifade ediliyor. Endeksteki yükselişin yapay zeka odaklı büyük ölçekli şirketler tarafından sürüklendiği vurgulanıyor.

Eşit Ağırlıklı Endeks Ayrışması

Büyük ölçekli şirketlerin güçlü nakit akışı sayesinde fonlama maliyetinden daha az etkilendiği kaydediliyor. Buna karşın eşit ağırlıklı S&P 500'ün mart ayından bu yana ana endeksten yaklaşık 6 puan negatif ayrıştığı belirtiliyor.

Banka Bilançoları Öncü Gösterge

Tahvil piyasasındaki oynaklık ve banka hisselerinin performansının yakından izlenmesi gerektiği ifade ediliyor. JPMorgan, Goldman Sachs, Citigroup ve Wells Fargo'nun üçüncü çeyrek bilançolarının piyasalar için öncü gösterge olacağı aktarılıyor.

Büyüme Endişeleri ve Fiyatlamalar

Yüksek tahvil faizlerinin ekonomik büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturduğu kabul ediliyor. Ancak mevcut verilerde bu etkinin henüz belirginleşmediği ve beklentileri aşan bir bilanço sezonunun toparlanmayı destekleyebileceği savunuluyor.