Pakistan'ın İran ve Suudi Arabistan Arasındaki Hassas Denge Politikası
Pakistan, artan Husami saldırıları karşısında Suudi Arabistan ve İran ile ilişkilerinde ikili bir diplomasi ve güvenlik dengesi yürütmektedir.
Pakistan, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik artan saldırıları sonrasında Riyad ile olan savunma yükümlülükleri ile Tahran'a yönelik mesajları arasında hassas bir diplomasi yürütmektedir.
İslamabad'ın İkili Mesajları
Pakistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sajjad Haider Khan, Mekke paktı kapsamındaki yükümlülüklerin durumunu değerlendirmiştir.
Aynı günlerde İslamabad yönetimi, İran'a Yemenli müttefiklerini dizginlemesi yönünde uyarılar iletmiştir.
Uluslararası Zirveler ve Görüşmeler
Başbakan Şahbaz Şerif, BM Genel Kurulu'nda Mekke ve Medine'ye yönelik her türlü tehdidin kırmızı çizgileri olduğunu belirtmiştir.
Saha Komutanı Asim Munir, Riyad'da Suudi Savunma Bakanı ile istihbarat iş birliği konularını görüşmüştür.
Tahran ile Yapılan Temaslar
Dışişleri Bakanı İshak Dar, New York'taki BM toplantılarında paktı İranlı yetkililerle detaylı bir şekilde ele almıştır.
İran tarafı Husilere karşı askeri harekata alternatif olarak siyasi bir yaklaşım öne sürmüştür.
Bölgesel Güçlerin Konuşlanması
Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan bakanları Riyad'da bir araya gelerek güç konuşlandırma konusunda anlaşmıştır.
Savunma Bakanı Khawaja Asif, Pakistan ve Türkiye'nin operasyonel alanda destekleyici bir rolde bulunduğunu açıklamıştır.
İran ve Husilerden Gelen Tepkiler
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Baghaei, konuşlanma raporlarının gerçeği yansıtmamasını umduklarını belirtmiştir.
Husiler ise Riyad'ı desteklemek amacıyla bölgede konuşlanmaları durumunda misillemede bulunacakları konusunda uyarıda bulunmuştur.