Sosyal medyadaki küfür dili ve teşhir kültürü çocukları tehdit ediyor

Serdar HocamYazar & Editör

Uzman Yonca Yiğit, sosyal medyada normalleştirilen küfür dili ve teşhir kültürünün çocukların duygusal ve davranışsal gelişimini olumsuz etkilediğini belirtti.

◉ 3 okunma
Sosyal medyadaki küfür dili ve teşhir kültürü çocukları tehdit ediyor

Uzman Çocuk Gelişimi ve Aile Danışmanı Yonca Yiğit, dijital dünyada popülerlik uğruna normalleştirilen küfür dili ve teşhir kültürünün çocuklar üzerindeki duygusal ve davranışsal olumsuz etkilerine dikkat çekti.

Gelişen dijital teknoloji ve sosyal medya kullanımının küçük yaş gruplarına kadar inmesi çocukların davranış tutumlarında ciddi değişimlere yol açıyor. Çocukların sosyal medya kullanımını yalnızca ekran başında geçirilen süre üzerinden değerlendirmenin büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Yonca Yiğit; asıl incelenmesi gereken konunun çocukların dijital dünyada neleri taklit ettiği, hangi davranışları normal kabul etmeye başladığı ve hangi duygusal ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığı olduğunu ifade etti.

Instagram ve TikTok gibi milyonlarca kullanıcısı bulunan popüler platformlarda yayılan akımların, çocukların sadece giyim, dans veya konuşma biçimlerini değil, birbirleriyle kurdukları iletişimi ve sınır anlayışlarını da derinden etkilediğini belirten Yiğit, ağır söylemlerin çocuklar arasında iletişim kurma aracına dönüştüğünü kaydetti. Çocuklar arasında arkadaş grubunda varlık göstermek amacıyla kullanılan ağır küfürlerin gidemedikçe sıradanlaştırıldığını ve bu durumun akran zorbalığının dijital alandan gerçek hayata taşınmasının en belirgin göstergesi olduğunu aktardı.

Çocukluk ve ergenlik döneminde arkadaş grupları tarafından kabul görme, ait hissetme ve dışlanmama ihtiyacının hayati önem taşıdığına işaret eden Yiğit, çocukların sırf bir gruba dahil olabilmek için kendi değerlerinden vazgeçebildiklerini vurguladı. Bir davranışın popüler olmasının onu masum kılmadığını belirten danışman, çocukların arkadaşlarının ağır küfürler kullandığını veya cinsel çağrışımlı akımlarla dikkat çektiğini gördüğünde aynı davranışları taklit etmeye başladığını ifade etti.

Tekrarlanan ve çevreden onay gören olumsuz davranışların çocuklardaki doğru-yanlış sorgulama mekanizmasını körelttiğini söyleyen Yonca Yiğit, çocuğun yaptığı davranışın yanlış olabileceğini düşünmek yerine arkadaşları tarafından kabul gördüğü için bunun normal olduğuna inanmaya başladığını belirtti. Sürecin getirdiği psikolojik tehlikelere değinen Yiğit, asıl büyük tehlikenin çocuğun yanlış bir davranışı bir kez yapması değil, kabul görmek uğruna o davranışı normal ve gerekli görmeye başlaması olduğunu kaydetti.

Kaynaklar