TÜSİAD Heyeti Brüksel'de Stratejik Temaslar Gerçekleştirdi
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği temsilcileri, Brüksel'deki temaslarında Gümrük Birliği ve sanayi ortaklığı mesajları verdi.
TÜSİAD heyeti, 13-14 Ekim tarihlerinde Brüksel'de gerçekleştirilen temaslar kapsamında Türkiye-AB Üst Düzey Ticaret Diyaloğu toplantısına katılarak çeşitli üst düzey görüşmelerde bulundu.
Brüksel Ziyareti ve Katılımcılar
TÜSİAD heyeti, 13-14 Ekim tarihlerinde Brüksel'de bir dizi resmi temas gerçekleştirdi. Bu ziyaret çerçevesinde heyet, 13 Ekim tarihinde düzenlenen İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı'na katılım sağladı.
Ticaret Diyaloğu Toplantısı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve AB Ticaret ve Ekonomik Güvenlik Komiseri Maroš Šefčovič'in eş başkanlığında gerçekleşen toplantıda, TÜSİAD'ın üyesi olduğu BusinessEurope Genel Direktörü Markus Beyrer de yer aldı.
Gümrük Birliği ve Modernizasyon
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Küresel İlişkiler ve AB Yuvarlak Masası Eş Başkanı Azmi Gümüşlüoğlu, Gümrük Birliği'nin otuz yıllık stratejik bir sanayi ortaklığının temeli olduğunu vurguladı.
Gümüşlüoğlu, Gümrük Birliği'nin modernizasyon sürecinin ilerletilmesinin artık somut adımlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Sanayi ve Çevresel Dönüşüm
Görüşmelerde Türkiye'nin 'Made in Europe' kapsamında yer alması, kamu alımlarında karşılıklılığın sağlanması ve yeşil ile dijital dönüşümde düzenleyici iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği mesajları verildi.
Kritik Kurum Görüşmeleri
Brüksel temasları kapsamında TÜSİAD heyeti, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Diplomasi Başdanışmanı Simon Mordue ile bir araya geldi.
Komiserlik ve Parlamento Temasları
Heyet ayrıca, Ekonomi ve Verimlilik ile Uygulama ve Sadeleştirmeden Sorumlu AB Komiseri Dombrovskis'in Kabine Şefi Michael Hager ve Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez-Amor ile görüştü.
Daimi Temsilcilik Ziyaretleri
TÜSİAD heyeti, AB nezdindeki Çekya Daimi Temsilciliği ve Romanya Daimi Temsilciliği ile de ikili temaslarda bulundu.
Stratejik Entegrasyon Vurgusu
Gerçekleştirilen tüm görüşmelerde, Türkiye'nin Avrupa üretim, yatırım ve tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu ve mevcut entegrasyonun ekonomik dayanıklılık açısından değer taşıdığı yinelendi.