Kültür ve Sanatın İyileştirici ve Birleştirici Gücü
Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye'den çeşitli kurumların çalışmaları, kriz dönemlerinde kültür ve sanatın toplumsal dayanışma, ruh sağlığı ve hafızanın korunmasındaki kritik işlevini gözler önüne seriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün raporu iklim krizine karşı sanatın birleştirici rolünü vurgularken, Türkiye'de ise 6 Şubat depremlerinin ardından hayata geçirilen kültür-sanat girişimleri çocukların yaşamını ve kent hafızasını yeniden kuruyor.
Dünya Sağlık Örgütü Raporunda Sanat
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi’nin yayımladığı rapor, iklim krizinin sağlık, ruh sağlığı ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkileriyle mücadelede kültür ve sanatın rolünü ele alıyor.
Rapora göre sanat, iklim değişikliğinin yarattığı sorunların anlaşılmasını kolaylaştırıyor, ekolojik kaygının ifade edilmesine katkı sağlıyor ve ortak çözümler etrafında insanları birleştiriyor.
Deprem Bölgesinde Sanat Dayanışması
Türkiye'de 6 Şubat depremlerinin ardından kültür-sanat dayanışmaları çocukların gündelik hayatının yeniden kurulması, sosyal bağların korunması ve kent hafızasının kaybolmaması adına önemli bir rol üstlendi.
Tiyatro Kooperatifi’nin Hatay ve Kahramanmaraş’taki çadır ve konteyner kentlerde yürüttüğü Renkli Hayaller Sahnesi projesi kapsamında binlerce çocuk sanatla buluşturuldu.
Müzik ve Orkestra Projeleri
İzmir merkezli Şubadap Çocuk Birimiz Hepimiz - Hepimiz Birimiz albümünü yayımlayarak çocuklarla buluştu ve müzikal dayanışmaya katkı sağladı.
İKSV öncülüğünde hayata geçirilen Yeni Yaşamın Filizleri Hatay Akademi Çocuk ve Gençlik Orkestra Korosu ile çocuklara enstrüman, solfej ve şan eğitimi verildi.
Gezici Atölyeler ve Hafıza Çalışmaları
Doğada Yeşeren Melodi projesi, Defne Halk Temsilcileri Meclisi Merkezi faaliyetleri, Çocuk Dostu Köy projesi ve Diyarbakırlı sanatçıların kurduğu GEROKma deprem bölgesinde faaliyet gösterdi.
Antakya Sanat Kolektifi’nin sergileri ve ses video sanatı çalışmaları ise deprem sonrasında kent hafızasını kayıt altına almayı sürdürmeye devam ediyor.