Eskişehir Beylikova'daki Nadir Toprak Elementi Sahaları İçin Kamulaştırma Kararı
Eskişehir'in Beylikova ve Sivrihisar ilçelerinde yer alan nadir toprak elementleri sahasındaki taşınmazlar için acele kamulaştırma kararı çıkarıldı.
Türkiye, küresel ölçekte stratejik öneme sahip nadir toprak elementleri için Eskişehir'in Beylikova ve Sivrihisar ilçelerinde bulunan 258 taşınmazı acele kamulaştırma kararıyla mülkiyetine dahil etti.
Kamulaştırma Kararının Detayları
Eskişehir'in Beylikova ve Sivrihisar ilçelerindeki nadir toprak elementleri sahasında yer alan 258 taşınmaz için 31 Ağustos tarihinde acele kamulaştırma kararı alındı.
Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı doğrultusunda, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje için gerekli adımlar atılıyor.
Planlanan Tesis ve Altyapı Çalışmaları
Eti Maden tarafından yürütülen proje kapsamında madencilik faaliyetlerinin yanı sıra endüstriyel tesisler ve çeşitli altyapıların kurulması hedefleniyor.
Yapılacak çalışmalar arasında açık ocak alanları, cevher ve pasa stok sahaları, yollar, atık barajı ile üretim tesisleri yer alıyor.
Yatırım Takvimi ve Üretim Hedefleri
Bölgede 2023 yılında faaliyete geçen Eti Maden'e ait pilot tesis, yıllık bin 200 ton cevher işleme kapasitesiyle çalışmalarını sürdürüyor.
Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, rezervlerin işlenmesi amacıyla 2026 yılında bir fabrikanın temelinin atılacağını ve iki yıl içinde üretime geçilmesinin planlandığını açıklamıştı.
Madencilik Sürecinin Hukuki Boyutu
Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, acele kamulaştırma kararının uzun süren dava süreçlerini beklemeksizin madencilik faaliyetine başlamayı amaçladığını belirtti.
Yüksel, Eti Maden'in ilgili sahanın ruhsatını uzun süre önce aldığını ve şimdi kamulaştırma adımıyla faaliyete geçmeyi hedeflediğini ifade etti.
Rezerv Büyüklüğü ve Uzman Değerlendirmeleri
Eskişehir'deki Beylikova-Kızılcaören sahasında 694 milyon tonluk rezerv olduğu bilgisi ilk kez 2022 yılında kamuoyuna duyurulmuştu.
Uzmanlar, açıklanan rakamın teknik açıdan kaynak niteliği taşıdığına dikkat çekerek uluslararası standartlara uygun bağımsız doğrulama raporlarının önemine işaret ediyor.