Nouriel Roubini'den Küresel Ekonomi ve Teknoloji Yatırımları Değerlendirmesi

Serdar HocamYazar & Editör

Ekonomist Nouriel Roubini, Sapanca'daki zirvede kısa vadede stagflasyon riski görülse de uzun vadede teknoloji yatırımlarıyla yüksek büyüme ve düşük enflasyon beklendiğini açıkladı.

◉ 0 okunma
Roubini'den gelecek öngörüsü: Daha yüksek büyüme, daha düşük enflasyon

Ekonomist ve stratejist Dr. Nouriel Roubini, Sapanca'da gerçekleştirilen Dönüşen Liderlik Zirvesi'nde küresel ekonomi, jeopolitik riskler ve geleceğe yönelik beklentilerini paylaştı.

Küresel Piyasaların Dayanıklılığı

Pandemi, savaşlar, gümrük tarifeleri ve petrol şokları gibi çeşitli risklere rağmen küresel ekonomi ile piyasaların görece dayanıklı bir yapı sergilediği vurgulandı.

Bu dayanıklılığın arkasında piyasa disiplini, sistemin esnekliği, uygulanan para ve maliye politikaları ile teknoloji yatırımları olmak üzere dört temel neden yer alıyor.

Stagflasyon Şoku ve Uzun Vadeli Öngörüler

Kısa vadede yaşanan jeopolitik gelişmelerin küresel ölçekte stagflasyonist bir şok yarattığı ifade edildi.

Buna karşın uzun vadede yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, yarı iletkenler ve enerji teknolojilerindeki yatırımlar sayesinde daha yüksek büyüme ve daha düşük enflasyon öngörülüyor.

Jeopolitik Riskler ve Petrol Fiyatları

Piyasa disiplininin ABD gibi güçlü ülkeleri dahi ekonomi politikalarında geri adım atmaya zorlayabildiği dile getirildi.

İran'la yaşanabilecek olası bir çatışma senaryosunun ise küresel petrol fiyatlarını 150 dolara kadar çıkarabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuldu.

Teknoloji Yatırımları ve Yapay Zeka

Yapay zeka alanında bir balon bulunmadığı, aksine 2000'li yıllardakinden farklı olarak güçlü kârlılığa sahip büyük teknoloji şirketlerinin bu yatırımları yaptığı belirtildi.

Sektörde dönem dönem yüzde 10 ila 15 oranında düzeltmelerin yaşanabileceği ihtimali de göz önünde bulunduruluyor.

Türkiye Ekonomisinin Görünümü

Mehmet Şimşek yönetiminde atılan adımlar sayesinde bütçe açığının azaltılmaya çalışıldığı ve Merkez Bankası'nın daha bağımsız konuma geldiği ifade edildi.

Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlı yapısı ve iç talep fazlası nedeniyle enflasyon sorunu yaşadığı, rekabet gücü ile enflasyonla mücadele arasında hassas bir denge bulunduğu aktarıldı.

Ayrıca Türk şirketlerinin Körfez ve bölge ülkelerinde altyapı ile inşaat sektörlerinde önemli ticari fırsatlara sahip olduğu kaydedildi.