Türkiye Ekonomisinde Son 24 Yıllık Büyüme ve Kapsayıcılık Analizi

Serdar HocamYazar & Editör

TÜİK verilerine dayanan yeni bir araştırma, Türkiye ekonomisinin son yirmi dört yıllık büyüme sürecinin kapsayıcılığını ve gelir dağılımı üzerindeki etkilerini inceliyor.

◉ 17 okunma
Ekonomi kimin için büyüyor? - Dünya Gazetesi

Siyasilerin büyüme ve enflasyon tercihleri ile Türkiye ekonomisinin son 24 yıllık dönemdeki büyümesinin kapsayıcılığı, TÜİK verilerine dayanan yeni bir araştırmayla değerlendiriliyor.

Siyasi Tercihler ve Büyüme

Siyasilerin büyümeden taviz vermeleri genellikle zordur ve enflasyonla büyüme arasında bir seçim yapmaları gerektiğinde çoğunlukla enflasyona rıza gösterirler.

Bu tercihin arkasındaki ana neden ideoloji değil, iktidarların siyasi rıza üretebilmesinde önemli bir koşul olarak görülen siyasi pragmatizmdir.

Büyüme ve Kapsayıcılık

Ekonomik büyümenin geniş halk kitlelerinin gelirlerinde artışa neden olması, o büyümenin kapsayıcılığını gösteren temel ölçütler arasında yer almaktadır.

Eğer büyümenin nimetlerine dar bir kesim el koyuyorsa, söz konusu ekonomik büyümenin kapsayıcı olduğundan bahsetmek mümkün olmamaktadır.

TÜİK Verilerine Dayalı Araştırma

Ayşe Aylin Bayar ve Haluk Levent ile birlikte hazırlanan araştırma, TÜİK gelir yaşam koşulları araştırması verilerinden yararlanılarak yapılmıştır.

Hane düzeyinde gerçekleştirilen hesaplamalara dayanan bu çalışma, son yirmi dört yıllık dönemin büyüme kapsayıcılığına ışık tutmaktadır.

Araştırmanın Üç Temel Sonucu

Araştırmanın ortaya koyduğu ilk sonuca göre, ülkede ekonomik büyüme düştükçe büyümenin kapsayıcılığı da aynı oranda düşmektedir.

İkinci olarak, gelir eşitsizliği siyasiler için bir endişe kaynağısa, büyüme seviyesinden ziyade kapsayıcılığın yüksek olması önem taşımaktadır.

Üçüncü temel sonuç ise siyasi rıza üretmede pozitif büyümenin önemli olduğu, ancak kapsayıcılığın bundan çok daha kritik olduğudur.

Güncel Ekonomik Gelişmeler

Türkiye ekonomisi son dönemde ciddi ekonomik ve finansal çalkantılardan geçmiş, büyüme yaratmak giderek zorlaşmış bir hal almıştır.

Yaşanan fon krizinin ardından 2026 yılına ilişkin tüm büyüme tahminleri aşağı yönlü olarak revize edilmiştir.

Gelir Dağılımı ve Adaletsizlik

Ekonomi sınırlı düzeylerde pozitif büyüyebilse bile bugünkü sıkıntılar bu büyümenin kapsayıcılığının azalmasına yol açmaktadır.

Bu durum gelir dağılımı adaletsizliğini artırmakta ve durumdan rahatsızlık duyan kesimlerin siyasilere desteğinin azalmasına neden olmaktadır.