Türkiye ekonomisinin büyüme serisinde bilgi ve iletişim sektörü öne çıktı
Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüyerek kesintisiz büyüme serisini 24 çeyreğe taşıdı. Bilgi ve iletişim sektörü kümülatif yüzde 58'lik artışla lider oldu.
Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 oranında büyüme kaydetti. Bu sonuçla birlikte ekonomi, kesintisiz pozitif büyüme serisini 24 çeyreğe ulaştırdı.
İkinci Çeyrekte GSYH Verileri
Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 oranında büyümeyi başardı.
Üretim yöntemiyle hesaplanan cari fiyatlarla gayri safi yurt içi hasıla, aynı dönemde yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya ulaştı.
Dolar Bazında Ekonomik Değer
Açıklanan resmi verilere göre, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın ikinci çeyrekteki dolar bazlı değeri cari fiyatlarla 438 milyar 347 milyon dolar olarak gerçekleşti.
24 Çeyreklik Kesintisiz Süreç
Türkiye ekonomisi, 2020 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla hiçbir dönem negatif büyüme kaydetmedi.
Salgın sonrasındaki toparlanma süreciyle birlikte yakalanan ivme, kademeli yavaşlamalara rağmen sürdürüldü ve kesintisiz seri 24 çeyreğe ulaştı.
Sektörel Büyüme Performansı
Son 24 çeyreklik dönemde en hızlı büyüyen sektör kümülatif yüzde 58 artışla bilgi ve iletişim faaliyetleri oldu ve ortalama yıllık büyüme hızı yüzde 9,7 olarak gerçekleşti.
Aynı süreçte diğer hizmet faaliyetleri yüzde 53,2, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 51,7 oranında büyüme kaydetti.
Diğer Sektörlerin Gelişimi
Mesleki, idari ve destek hizmetlerde büyüme yüzde 48,2 olurken, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 33,2 ve sanayi sektörü yüzde 23 büyüdü.
Kamu, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmetler yüzde 19,4, finans ve sigorta yüzde 14, inşaat sektörü yüzde 13,5 ve tarım, ormancılık ile balıkçılık yüzde 3 arttı.
Harcama Bileşenleri ve Dış Ticaret
Yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 3,5 artış gösterirken, devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azaldı.
Aynı dönemde gayri safi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 yükselirken, mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4 ve ithalat ise yüzde 6,4 oranında geriledi.