Türkiye'de Resmî Ekonomik Verilere Güven ve TÜİK Tartışmaları
TÜİK verilerinin şeffaflık eksikliği ve hanehalkı algısıyla uyuşmaması nedeniyle toplum genelinde yaşanan derin güvensizlik ve çözüm önerileri inceleniyor.
Türkiye'de resmi ekonomik verilere, özellikle TÜİK'in açıkladığı enflasyon ve işsizlik oranlarına yönelik güven sorunu ele alınıyor. Ağustos ve Eylül 2026'da TÜFE'nin yüzde 1.84 çıkmasının matematiksel olarak mümkün olabileceği ancak şeffaflık eksikliği, madde fiyat listelerinin açıklanmaması ve hanehalkı ile resmi veriler arasındaki uçurum nedeniyle güvensizliğin zirvede olduğu vurgulanıyor.
Resmi Kurumların Verilerine Yönelik Güvensizlik
Otoriter ve totaliter rejimlerde yurttaş haklarının sınırlanması, veri ve bilgiyi karartmayı resmî kurumların yazılı olmayan görevi haline getirmektedir. Bu durum halkın ekseri kesiminde ekonomik verilerin manipüle edildiği düşüncesini doğurmaktadır. Enflasyon ve işsizlik söz konusu olduğunda Türkiye İstatistik Kurumu verilerine duyulan güvensizlik en üst seviyeye çıkmaktadır.
Enflasyon Verilerinin Ardışık Eşleşmesi ve İstatistiksel Gerçeklik
Açıklanan eylül ayı enflasyon verisinin ağustos ayı verisiyle aynı gelerek TÜFE'nin her iki ayda da yüzde 1.84 olması şüpheyle karşılanmıştır. Ancak yüzlerce alt kalemi barındıran tüketici sepetlerinin ağırlıklı ortalamasının üst üste iki ay aynı çıkması istatistiksel açıdan mümkündür. Ağustos 2026'da yıllık enflasyon yüzde 31.51 iken eylül ayında yüzde 30.16 seviyesine gerilemiştir.
Madde Fiyat Listesi ve Şeffaflık Tartışmaları
Enflasyon oranının yüksek olduğu ülkelerde ardışık eşit oran olasılığı azalsa da yuvarlama kuralları bu sonuçları doğurabilir. Asıl temel sorun ise TÜİK'in verilerine ilişkin yaygın güven eksikliğidir. Kurum, Haziran 2022'den bu yana ortalama madde fiyat listesini açıklamamakta ve açılan dava kararlarına rağmen bu verileri paylaşmamaktadır.
Enflasyon Beklentilerindeki Sınıfsal Ayrışmalar
Enflasyon beklentilerinde ciddi sınıfsal ayrışmalar dikkat çekmektedir. Eylül ayında 12 aylık enflasyon beklentileri piyasa katılımcılarında yüzde 23.7, reel sektörde yüzde 32.5, hanehalkında ise yüzde 45.6 olarak gerçekleşmiştir. TÜİK'in topladığı veriler ve sepet ağırlıkları hanehalkının hissettiği enflasyonla uyuşmamaktadır.
Güvenin Yeniden Tesisi İçin Gerekli Adımlar
Güvenin tesis edilebilmesi için TÜİK'in madde fiyat listesini yayımlaması, veri tabanını araştırmacılara açması ve hesaplama komisyonlarına bağımsız akademisyenleri dahil etmesi gerekmektedir. Ayrıca barkod verileri sistemine geçilmesi ve kurumun tam anlamıyla özerk bir yapıya kavuşturulması talep edilmektedir.