Kültür ve sanat alanındaki baskılar, soruşturmalar ve teşvik politikaları

Serdar HocamYazar & Editör

Kültür-sanat alanında müstehcenlik ve genel ahlak gerekçesiyle sürdürülen baskı, soruşturma ve iptaller devam ederken uyumlu yapımlar kamu kaynaklarıyla teşvik ediliyor.

◉ 0 okunma
Makbul olana teşvik, olmayana “ahlak” sopası

Kültür-sanat alanına yönelik müstehcenlik, genel ahlak ve aile yapısının korunması gerekçeleriyle yürütülen soruşturmalar, konser iptalleri, tutuklamalar ve hedef gösterme kampanyaları çeşitlenerek sürerken, uyumlu yapım ve içerikler kamu kaynaklarıyla ödüllendiriliyor.

Kültür ve Sanat Alanındaki Baskılar

Kültür-sanat alanındaki baskı ve yasaklar müstehcenlik, genel ahlak ile ailenin ve çocukların korunması gibi gerekçelerle sürdürülüyor. Bu müdahaleler yalnızca tek bir kurum üzerinden değil, sosyal medya hedef göstermeleri, CİMER başvuruları ve iktidara yakın yayınlar aracılığıyla toplu bir kampanya şeklinde yürütülüyor.

Soruşturmalar ve Tutuklamalar

Mabel Matiz'in Ha Leylim şarkısı hakkında soruşturma açılarak yurt dışı yasağı getirilirken, Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek suçlamasıyla tutuklandı.

Susma Platformu'ndan Özlem Altunok müdahale repertuvarının genişlediğini ve TCK 226. maddesinin toplumsal normları belirleyen bir müdahale mekanizmasına dönüştürüldüğünü belirtti.

Konser İptalleri ve Hedef Göstermeler

Elektronik müzik sanatçısı Anyma'nın İstanbul konseri henüz gerçekleşmeden satanist ayin iddiasıyla hedef gösterilerek valilik iptal etmiş gibi bir hava yaratıldı.

2025'in Aile Yılı ilan edilmesiyle artan normatif aile söylemi altında, RTÜK kararları ve uyuşturucu operasyonları gibi uygulamalarla popüler figürler itibarsızlaştırılıyor.

Kamu Kaynaklarıyla Teşvik Mekanizmaları

Baskının diğer yüzünde ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile RTÜK iş birliğindeki Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizi Teşvik Ödülleri gibi mekanizmalar yer alıyor. Bu tür uygulamalarla makbul içerikler kamu kaynakları aracılığıyla ödüllendiriliyor.

Otosansür ve Dayanışma Çağrısı

Kavramların subjektifliği ve belirsizliği sanatçılar, yapımcılar ve yerel yönetimler arasında otosansürü yaygınlaştırıyor. Ölü Deniz gösterisi nedeniyle tutuklanan ve tahliyesinin hemen ardından yeniden tutuklanan komedyen Deniz Göktaş ile Mabel Matiz gibi isimler birden çok suçlamayı içeren ceza paketlerine tabi tutuluyor.

Özlem Altunok kurumsallaşan sansüre ve otosansüre karşı somut dayanışma çağrısında bulunuyor.