Körfez ülkeleri savaşın gölgesinde ekonomik dönüşüm arayışında

Serdar HocamYazar & Editör

İran'a yönelik saldırıların ardından enerji sevkiyatı ve ticaret yollarındaki aksamalar Körfez ekonomilerini baskı altına aldı. IMF, Katar ve Bahreyn için daralma öngörürken, bölge ülkeleri petrol dışı sektörlere yönelik devasa yatırım programlarını sürdürerek bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.

◉ 1 okunma
Körfez ülkeleri resesyona hazırlanıyor!

Şubat ayında başlayan İran'a yönelik saldırılar, Körfez ülkelerinin enerji odaklı ekonomilerinde ciddi bir kırılma yarattı. Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar ve enerji altyapısına yönelik tehditler, bölge ülkelerini ekonomik çeşitlendirme stratejilerini hızlandırmaya zorluyor.

Ekonomik daralma beklentileri ve enerji krizi

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) nisan ayı tahminlerine göre, savaşın etkisiyle 2026 yılında Katar ekonomisinin yüzde 8,6, Bahreyn ekonomisinin ise yüzde 0,5 oranında daralması bekleniyor. OECD verileri, şubat-nisan döneminde küresel petrol arzının yüzde 12, Körfez ülkelerinin petrol üretiminin ise yüzde 45 oranında gerilediğini ortaya koyuyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığının sekteye uğraması, enerji sevkiyatlarını doğrudan etkiledi. Financial Times verilerine göre, Hürmüz üzerinden yapılan sevkiyatlar savaş öncesine kıyasla üçte birden fazla düşük seyretmeye devam ediyor. Bölgedeki ticari gemilere yönelik saldırıların eylül ayında 18 iken ekim ayında 28'e yükselmesi, güvenlik risklerinin sürdüğünü gösteriyor.

Yatırım programları ve çeşitlendirme stratejileri

Ekonomik baskılara rağmen Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, petrol dışı sektörlere odaklanan büyük ölçekli yatırım planlarını uygulamaya devam ediyor. Suudi Arabistan'ın Kamu Yatırım Fonu (PIF), yapay zekâ ve madencilik gibi alanları kapsayan 925 milyar dolarlık yeni bir yatırım programı açıkladı. BAE ise ABD ile 1,4 trilyon dolarlık teknoloji ve yapay zekâ odaklı yatırım taahhüdünde bulundu.

Değerlendirme: Bölge ülkelerinin enerji ihracatında Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığı azaltmak için Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Boru Hattı'nı, BAE'nin ise Füceyre Limanı'nı aktif kullanması, stratejik bir önlem olarak öne çıkıyor. Ancak savaşın süresi ve bölgesel güvenlik durumu, bu ekonomik çeşitlendirme hedeflerinin başarısı üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.

Kaynaklar