Prof. Dr. Özlem Altıntaş Kadırhan'dan İnme ve Çarpıntı Uyarısı

Serdar HocamYazar & Editör

Kırklareli Üniversitesi'nden Prof. Dr. Özlem Altıntaş Kadırhan, Dünya İnme Günü dolayısıyla inme vakalarında çarpıntı ataklarının ve erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirtti.

◉ 0 okunma
İnme vakalarında dikkat çeken çarpıntı atakları! ‘Geçer deyip beklemeyin’

Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Altıntaş Kadırhan, Dünya İnme Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, inme vakalarında görülen çarpıntı ataklarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Beyin damarlarının ani tıkanması veya kanamasıyla ortaya çıkan inmenin dünyada en önemli ölüm ve kalıcı sakatlık nedenleri arasında yer aldığını belirten Kadırhan, konuşma bozukluğu, kol ve bacakta güçsüzlük, yüzde kayma, ani görme kaybı, çift görme ile denge ve yürüme bozukluğunun temel belirtiler arasında bulunduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Kadırhan, belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirterek, hastaların şikayetlerinin geçmesini beklememesi ve hasta yakınlarının 112'yi arayarak acilen en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini kaydetti. Yakınların hastayı uyutmaması, yemek yedirmemesi ve kendiliğinden düzelmesini beklememesi gerektiğine dikkat çeken uzman, şikayetleri aniden düzelen kişilerin 'geçici iskemik atak' yaşamış olabileceğini ve bu durumun ilerleyen süreçte kalıcı inmenin habercisi olabileceğini bildirdi.

İnmede en yüksek risk faktörünün yüksek tansiyon olduğunu belirten Kadırhan, gençlerde de görülebilen rahatsızlıkta yaşlılar için çarpıntı ataklarının önem taşıdığını kaydetti. Kalp ritim bozukluğunun pıhtı oluşumu ve beyin damarının tıkanmasını tetikleyebileceğini belirten uzman; şeker hastalığı, yüksek kolesterol, obezite ve hareketsiz yaşamın da risk faktörleri arasında yer aldığını aktardı. Günümüzde erken müdahaleyle ölebilecek beyin dokusunu korumaya yönelik tedavilerin uygulanabildiğini belirten Kadırhan, şikayetler yaşandığında 'olur, geçer' denilmemesi ve tedavi sürecinin aksatılmaması gerektiğini vurguladı.

Kaynaklar