Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Yeni Sigara Düzenlemesi Açıklaması

Serdar HocamYazar & Editör

Tütün ve tütün mamullerine yönelik hazırlanan yeni kanun taslağının kişisel verilerin ifşasıyla ilgili olmadığını vurgulayan Sağlık Bakanı, temel amacın 18 yaş altındaki çocukların sigaraya erişimini engellemek olduğunu belirtti.

◉ 0 okunma
Memişoğlu: Sigara düzenlemesinin insanları ifşa etmekle alakası yok

Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye'de tütün kullanımının kanser ve kalp krizi gibi hastalıklara yol açan en büyük etkenlerden biri olduğunu belirterek, gündemdeki sigara düzenlemesinin mahremiyetle bir ilgisinin bulunmadığını ve tamamen gençleri korumayı amaçladığını ifade etti.

Tütün Kullanımının Yarattığı Sağlık Riskleri

Türkiye'de kalp krizi, kanser ve inme gibi hastalıkların en büyük sebebinin tütün ve tütün mamulleri kullanımı olduğu açıklandı.

Ülkedeki ölümlerin önemli bir kısmının bu tür hastalıklardan kaynaklandığına dikkat çekilerek vatandaşların bu alışkanlıktan kurtulması hedefleniyor.

Sigara Kullanımını Bırakma Eğilimleri

Yeşilay tarafından yapılan araştırmalara göre, sigara içen kişilerin büyük bir çoğunluğu bu alışkanlığı bırakmaya çalışıyor.

Mevcut durumdan memnun olmayan vatandaşların bu süreçte desteklenmesi ve hep birlikte mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Gençleri ve Çocukları Korumak

Türkiye'nin geçmiş yıllarda tütünle mücadelede büyük bir başarı yakaladığı ancak bu başarının son dönemde gerilediği belirtiliyor.

Akciğer kanserinde erkekler arasında dünya birincisi olunması nedeniyle, özellikle gençlerin ve çocukların bu maddeden uzak tutulması amaçlanıyor.

Gençlerin Sigaraya Erişimi ve Yaş Sınırı

Yapılan anket çalışmalarında 13-15 yaş arasındaki gençlerin büyük bir oranlıkla sigaraya rahatlıkla ulaşabildiği tespit edildi.

Türkiye'de ortalama sigaraya başlama yaşının 17 olduğu ifade edilerek yasakların daha etkin hale getirilmesi için çalışmalar yürütülüyor.

Düzenlemenin Amacı ve Mahremiyet Vurgusu

Hazırlanan kanun taslağının insanları ifşa etmekle veya kişisel verilerle hiçbir alakasının bulunmadığı açıkça ifade edildi.

Gelişmiş ülkelerdeki örneklerde olduğu gibi, satış sırasında yaş sorulması ve karekod gibi yöntemlerin değerlendirildiği bildirildi.