Tarımda Yeni Su ve İklim Politikaları Açıklandı
Bakan Yumaklı su kaynaklarının adil paylaşımı, Gediz Havzası projeleri ve Antalya'daki COP31 toplantısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Yumaklı, su kaynaklarının adil ve sürdürülebilir kullanımı, Gazze'deki insani durum, Gediz Havzası'ndaki projeler ve Antalya'da düzenlenecek COP31 hakkında açıklamalarda bulundu.
Su Kaynaklarının Sürdürülebilir Kullanımı
Su yönetiminin hukuki ve kurumsal boyutunun da önem taşıdığını vurgulayan Yumaklı, mevcut su kaynaklarının kullanıcılar, sektörler ve ekosistemlerin ihtiyaçları arasında adil, şeffaf ve sürdürülebilir biçimde paylaştırılması gerektiğini söyledi.
Suyun yalnızca yönetilmesi gereken bir doğal kaynak olmadığını belirten Yumaklı, suyun hem gıda üretiminin hem de insan hayatının temel unsurlarından biri olduğuna işaret etti.
Gazze'de Su ve Gıdaya Erişim
Su ve gıdaya erişimin özellikle kriz ve çatışma dönemlerinde hayati önem taşıdığını ifade eden Yumaklı, Gazze'deki insani duruma dikkat çekti. Yumaklı, gıda ve suyun hiçbir koşulda siviller üzerinde baskı veya cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiğine inanıyoruz dedi.
Bu temel ihtiyaçlara güvenli ve kesintisiz erişimin sağlanmasının ortak insani sorumluluk olduğunu belirten Yumaklı, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Gediz Havzası'nda Uluslararası İş Birliği
Türkiye'nin FAO ve Küresel Çevre Fonu ile Gediz Havzası'nda yürüttüğü Sürdürülebilir ve Entegre Su Kaynakları Yönetimi Projesi'ni örnek gösteren Yumaklı, kuraklık erken uyarı sistemleri ve modern sulama alanlarında deneyim paylaşımının artırılması gerektiğini kaydetti.
Antalya'da COP31 Hazırlıkları
Türkiye'nin gelecek ay Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na ev sahipliği yapacağını hatırlatan Yumaklı, su, gıda ve iklim arasındaki ilişkinin toplantının gündeminde önemli yer tutacağını belirtti.