Türkiye Hem Güçlü Hem Haklı Olma İlkesiyle İlerliyor
Son çeyrek asırda ekonomi, demokrasi ve savunma sanayisinde büyük dönüşümler yaşayan Türkiye, uluslararası alanda hem güçlü hem de haklı olma ilkesini savunuyor.
AK Parti Tuzla İlçe Başkanlığı'nda konuşan yetkililer, Türkiye'nin son yirmi beş yılda ekonomi, sosyal politikalar, demokrasi ve savunma sanayisinde önemli dönüşümler yaşadığını belirterek, ülkenin hem güçlü hem de haklı olma ilkesiyle hareket ettiğini vurguladı.
Ekonomik Büyüme ve Değişim
Türkiye'nin ekonomik büyüklüğünün 2002 yılındaki 238 milyar dolardan bu yıl sonu itibarıyla 1,8 trilyon dolara ulaşacağı ifade edildi.
Satın alma gücüne göre dünyada 11. büyük ekonomi konumunda bulunan ülke, nominal dolar bazında ise 16. sırada yer alıyor.
Sosyal Politikalar ve Sağlık
Eğitim ve sağlık alanındaki yatırımların sosyal kalkınmanın temelini oluşturduğu, son PISA testinde Türkiye'nin puanını artıran tek ülke olduğu aktarıldı.
Sağlık turizminin merkezi haline gelen ülkede 27 şehir hastanesinin bulunduğu ve bu sayının 40'a çıkacağı bildirildi.
Demokrasi ve Reform Süreci
Vesayetçi yapıların tasfiye edildiği ve demokratik kazanımların artırıldığı, insanların kimliklerini özgürce yaşayabildiği bir ortam oluşturulduğu belirtildi.
Demokrasi ve hukuk alanındaki reformların ülkeyi daha da güçlendirdiği ifade edildi.
Uluslararası Duruş ve Gazze
Küresel düzeyde süreçleri etkileyen bir aktör konumuna gelen Türkiye, 'Güçlüysem haklıyım' zihniyetini reddediyor.
Gazze'de yaşanan insanlık dışı zulümlerin güçlü olmanın tek başına yetmediğini, hem güçlü hem de haklı olunması gerektiğini gösterdiği vurgulandı.
Savunma Sanayisinde Atılım
Savunma sanayisindeki ihracatın geçen yıl 10 milyar doları geçtiği ve ülkenin caydırıcı gücünün artırıldığı kaydedildi.
Teknolojik seviyenin sağlık, enerji ve yapay zeka gibi alanlarda da ilerletilmesinin hedeflendiği açıklandı.